top of page
Yankı Yazgan


Kafalar (böyle) karıştıkça, umut kaybolur
BirGün/pazar ekindeki bir yazımda değinmeye çalıştığım fikiri önce bir kaç konferansta dile getirdim, dinleyicilerimin geri bildirimleri kafamı her zaman olduğu gibi karıştırarak berraklaştırdı. (bkz. ilk kitabıma giriş alıntısı yaptığım Picabia sözü: kafalarımız içinde fikirler dolaşsınlar diye yuvarlaktır.) Yol bulma konusunda bir toplumsal sıkıntımız olduğu, ama bunun vahim boyutlara ulaşmasındaki rolün "yol gösterici"lerden kaynaklandığı biçimindeki (neredeyse saplantılı)
Yanki Yazgan
23 Mar 20092 dakikada okunur
Fenerbahçe
Hasta taraftar olmayı bırakalı neredeyse 30 yıl oldu. Ama kayıtsız kalmak mümkün değil. FB’nin Bursa yenilgisi beni bile futbol ve FB hakkında konuşturdu. Çünkü, FB hakkında düşünmek Türkiye hakkında düşünmek demek... Bu klişe cümlemi ağzımdan çıktıktan hemen sonra yadırgadıysam da, futbol hakkında klişesiz konuşmak zor. Hayata asılmayan, sadece kendine fırsat tanınmasını bekleyen, ama fırsat arama ya da yaratma konusunda orman arazisi çevirme veya topluma ait plaja şezlong a
Yanki Yazgan
23 Mar 20091 dakikada okunur
Eskisi yenisinden taze olabilir !
Yeni yıl için yeni bir şey yapmamız gerekir mi? Her şeyin yenisi mi makbul? Belki de, bu yıl köhnemiş, eskimiş sayılan fikirlerin, insanların tekrar canlanacağı bir yıl olur. Belki, yeni saydıklarımız aslında yeni kisvesindeki eskiler, yenilik arayışı ise sadece yerinde duramazlığımızı, huzursuzluğumuzu avutmak için yeni diye yutturduğumuz şeyler.Eski çizgilere bakınca bunu görüyorum. 1988, 1989 ve 1991 aralık aylarının son günü için çizdiğim “kapak karikatürleri”ni o zamanki
Yanki Yazgan
23 Şub 20091 dakikada okunur
Güvenlik olmadan güven olmaz
Çocuk yetiştirme alışkanlıkları toplumun işleyişine ilişkin ipuçları taşır. Ne de olsa, “bugünün küçükleri yarının büyükleri”dir, ve bu böylece devam edip gider. Kriz dönemlerinde, toplumsal uyuşmazlık ve çatışmaların öne geçtiği durumlarda, sorunlara nasıl yaklaşılacağının ipuçlarını, anneler ve çocuklarına bakarak bulmayı deneyebiliriz. Annelerin çocuklarına nasıl yaklaştığını Unilever’in “kirlenmek güzeldir” ve “her çocuğun oynamaya hakkı vardır” kampanyaları çerçevesinde
Yanki Yazgan
23 Şub 20092 dakikada okunur
Özlemesi güzel, yaşaması zor
Çocukluk özlemesi güzel, yaşaması zor bir hayat dönemidir. Modern zamanların çocukluğu, modern anne-babaların ezberlenmiş özlemlerinin peşindeki debelenmelerinden nasıl etkileniyor? Sn Berrak Coşkun’un bir sektör dergisi için sorularına yanıtlarımı toparlarken, bu temel soru oluştu. Cevabını arayanların görüşlerini duyabilmek isterim. 1- Çocuktuk. Büyüdük ve yitirdik mutluluğu. Mutlu olamadığımız gibi mutlu da edemiyoruz artık. Yetişkinlerin dünyasında kaybettiğimiz şey ne?
Yanki Yazgan
23 Şub 20094 dakikada okunur
Valkyrie: Doğru Tarafta Olmak
valküre filminde bir sahne var, telgrafhanede geçen... hitler'e karşı darbe girişiminde bulunanlardan ve hitler'in karargahından gelen (ve tabii ki birbirine karşıt) mesajlar aynı anda ulaşırlar. mesajları inceleyip, askeri birliklere dağıtmakla görevli komutan zor durumda kalır; karar veremez. darbeciler, hitler'in ölmüş olduğu varsayımı ile işleyecek bir yasal mekanizma ile hareket etmektedirler. hitler'in ölüp ölmediği konusunda ise, bir kuşku vardır. görevli başçavuş komu
Yanki Yazgan
23 Şub 20091 dakikada okunur
çakır okulunda ve bursa'da
Haftasonu 12 saat uyuyabilmek dünyadaki en güzel şeymiş gibiydi. Bursa'da iki konuşma arasında bir geceleme yapınca, "boşluk" terapisi gibi oldu. Pazar günü bir öğretmen çiftin (okulun adı soyadlarından geliyor) kurduğu ve sonradan ayrıca öğretmenlik okumuş oğulları Cem'in yönettiği Çakır okulunda davetli konuşmacıydım. Çocuk sahibi olma, büyümek, sorumluluk kavramları üzerinden her yaştan çocukların annebabalarına dönük bir konuşma yaptım. aynı okulda 3-4 yıl önce yaptığım k
Yanki Yazgan
25 Ara 20081 dakikada okunur
finansal kriz döneminde "var mısın yok musun?"
Finansal kriz döneminde para hesabımız değişiyor mu? İzmir’de genellikle dolu olan mağazaları bugün boş gördüğümde, öyle göreceğimi bildiğim halde içim sızladı. İdil’in (kızım) ıssız lokantalar, ıssız mağazaları gördüğündeki çekinmesini hatırladım. “Girmeyelim” dediğinde, nedenini sorduğumda “sanki herkes ölmüş gibi geliyor” diye kaygısını açıklardı. Issızlığın çağrıştırdığı ölmüşlük duygusu için biraz erken değil mi diye düşünmeye başladım. Ekonomik krizin psikolojik boyutu
Yanki Yazgan
9 Ara 20082 dakikada okunur
bursa'daki bir dergiden sorulara cevaplar
(bursa'da dağıtılan bir iş dergisi için sorular ce cevaplarımdan; soruları yönelten berrak coşkun) soru: 1- Çocuktuk... Kısacık boyumuzla mutfaktaki masaya erişme yeteneğinden bile yoksunduk ama döndürebiliyorduk dünyayı parmağımızın ucunda. Karanlığa gizlenmiş gölgelerle savaşırken, hep iyi kalpli kahraman şövalyenin kazanacağını biliyorduk. Büyüdük sonra. Kırmaya, kırılmaya, aldatmaya, aldanmaya, en kötüsü umursamamaya alıştık. Büyüdük ve yitirdik mutluluğu. Mutlu olama
Yanki Yazgan
9 Ara 20081 dakikada okunur
zamanın hızlandığı krizli bir bayram günü izmirde
izmir uçağında yaşlanan aile üyelerini bayramda görmeden edemeyen serdar ve berrin'e (ortaokul sınıf arkadaşlarım) rastlayınca, zamanın gerçekten hızla geçmekte olduğunu hatırladım. hepimizin hissettiği bir hızla geçen zamanın etkisi izmir'de (ya da sizler nerede büyüdüyseniz, orada, ve hele oradan uzakta yaşamaktaysanız) daha kuvvetlenmiş gibiydi. evin penceresinden 49 yıl içindeki onikimilyonuncu kez dışarı baktığımda, körfezdeki şilep çokluğunu garipsedim. çoktular ve boşt
Yanki Yazgan
8 Ara 20081 dakikada okunur
Olmayacak işler
Garip sorular vardır, 20’li hatta 30’lu yaşlarda iken sıkça gittiğimiz ev partilerinde, ortamı ısıtmak amaçlı oynanan “oyun”lardan birisinde sorulur: Şu anda hayatınızın son 3 dakikasını yaşıyor olduğunuzu bilseniz, ne yaparsınız? Bu tür bilmecemsi ve fazlasıyla yeni dalga fransız filmi etkisi altında kalmış sorular, ilk duyduğunuzda kafanızı karıştırır, hemen bir tatlı telaşa kapılırsınız. Sanki ölmüyorsunuzdur da, hoş bir yolculuğa çıkmak üzeresinizdir. Zaten, bir önceki ya
Yanki Yazgan
30 Kas 20082 dakikada okunur


hususi arzu üzerine
gazetede S Turgut'un yönetmenlikten ayrılışını öğrendiğim gün, köşemde yazdıklarımın ya da kendisiyle beraber pazar ilavesinde yaptğım entelektüel şaklabanlıkların onun mevkiine malolup olmadığını, işini benim yüzümden (kendini bir şey sanma noktasına varan bir düşünce tarzı, ama insana yaşama tutkusu veriyor:)) kaybedip kaybetmediğini bile ciddi ciddi düşünmeye başlamıştım ki...gazete insan kaynaklarından bir görevli, beni arayıp, yeni yönetim döneminde yazılarıma son vermem
Yanki Yazgan
29 Kas 20081 dakikada okunur


gazete günleri
akşam gazetesine 2.5 yıl önce beni yazar olarak davet eden serdar turgut, yayın yönetmenliği görevinden ayrılmış ya da ay-ı-rılmış. gazetelere yazan, ama gazete okumaya haftasonunda fırsat bulabilen bir kişi olarak bu haberi geç öğrendim. akşam'ın pazar ilavesindeki ciddi görünüşlü, ama kendisiyle espri anlayışlarımızı tokuşturduğumuz 6-7 sefer yayımlanmış "yüzyüze" köşesini kağıt darlığı sebebiyle zaten kaldırmıştık. oradaki söyleşileri (sözün yazıya geçmiş hali zaten bir ga
Yanki Yazgan
25 Kas 20081 dakikada okunur
gündelik hayat sorularına gündelik cevaplar
bu ara bloguma ne ekleyeceğime bir türlü karar veremediğim için, geçen yaz arena dergisinin, (ne alaka demeyin, bana soru soran bir çok kişiye ayırdetmeden yanıt vermek gibi bir huyum var, bir cevabım ve o anda zamanım varsa... buna cevap yetiştirmek de denebilir) sorularına verdiğim yanıtları buraya koyuyorum, iyi eğlenceler. Sizin için yüzyılın dahisi? Yirminci yüzyılın dâhisinin, adını bilebileceğim birisi olmadığından eminim. Bugüne dek izlediğiniz en etkileyici sahne pe
Yanki Yazgan
25 Kas 20081 dakikada okunur
jetlag
yolculuk dönüşü blogspotun hayatımıza döndüğünü gördüğüme sevindim. hayat nasıl gidiyor diye sorsam mı kendime? yolculuklar, konuşmalar, gündelik klinik sorumluluklar... yapmak istediklerim, yapmam gerekenler, yapmam beklenenler, yapmak zorunda olduklarım, yapmasam da olabilecekler... yazmadan rahat edemeyeceğim, ama yazmak için gereken "konsantrasyon"u bir türlü bulamadığım şeyler... bir de doktorlukta başıma gelenler, gördüklerimden, yaptıklarımdan, yapamadıklarımdan, doğru
Yanki Yazgan
10 Kas 20081 dakikada okunur
"Yankı Yazgan Goldmund hayranı"
Gazete anketlerine verdiğim cevaplara pek dikkat etmem; doğru cevap veririm, kıvırtmam, ama doğuracaklarını pek düşünmem. Gençliğimden en etkilendiğim roman deyince aklıma gelmiş olan, belki de sahiden en etkilendiğim, en azından öyle hatırladığım Narziss ve Goldmund'a ilişkin yorumu okuyunca, beğendiğim bu muydu diye düşündüm. Romanda beni etkilediğini hatırladığım usta-çırak ilişkisine yorumda değinilmemiş. Goldmund'a kahraman olarak sempati duymuş olmam, başını alıp gidebi
Yanki Yazgan
10 Kas 20081 dakikada okunur
bottom of page