top of page
Yankı Yazgan
Özel: Yeni Kuşak Beklemeyi Bilmez mi?
Merakımızı uyandırırken geleceklerine ilişkin kaygıya düşüren dijital kuşak aynı zamanda şaşırtan, kafamızı karıştıran, ezberlerimizi bozan davranışları da gösteriyor. Beklemeyi bilip bilmedikleri konusu da karmaşık. Gazetelerden cevaplamam için gelen insan psikolojisi ve gelişimine ilişkin soruların önemli bölümünü kuşaklar arasındaki farklara ilişkin olanlar oluşturur. Hürriyet Pazar’dan İpek İzci’nin birkaç hafta önce sorduğu soruda olduğu gibi, “Z kuşağı distopyalara mera
Yanki Yazgan
14 Eki 20253 dakikada okunur
Yoksulluk, şiddet, barış, dijital hayat, nöroçeşitlilik ve insan gelişimi hakkında karşılıklı konuşma, bölüm 2
<em><span data-contrast="none"><span class="TextRun SCXW112489985 BCX4" data-contrast="none"><span class="NormalTextRun SCXW112489985 BCX4">İrfan Aktan’ın iki bölümlük röportajının ikinci bölümü, 2024.</span></span></span></em> <b><span data-contrast="none">İNSANLIK REFLEKSLERİNDE BÜZÜŞME YAŞANIYOR</span></b> <b><span data-contrast="none">Psikiyatrist Yankı Yazgan’a göre kimsenin kimseye güvenmediği ortamlarda insanlar çetelere, otoriter yönetimlere yöneliyor. Yazgan,
Yanki Yazgan
14 Eki 20259 dakikada okunur
Kuşak çatışması: Mutluluk mu, anlam mı?
İsteklerinin hemen olmasını bekleyen, işler beklediği daha doğrusu arzu ettiği gibi gitmediğinde olay çıkartanlara değişik harflerle adlandırılan kuşak isimleri veriliyor. Lokantada oturuyorum; kapıdan içeri giren adamla kadın merhaba’sız biçimde garsona ‘buradaki yetkili kim’ diye soruyor. Garson cüssesinden beklenmeyecek bir ‘cool’luk içinde, ‘benim’ dediğinde, çiftin kuşak harfini tayin etmiş gibi. Biz şuraya geçiyoruz, dediklerinde, bütün masalar rezervasyonlu diye cevap
Yanki Yazgan
9 Eyl 20253 dakikada okunur
Yoksulluk, şiddet, barış, dijital hayat, nöroçeşitlilik ve insan gelişimi hakkında karşılıklı konuşma
İrfan Aktan’ın iki bölümlük röportajının birinci bölümü, 2024.YOKSULLUĞA DÜŞMEK İNSANIN ÖMRÜNÜ KISALTIYORÇağımızdaki koşulların belirsizliği daha da tahammül edilemez hale getirdiğini söyleyen psikiyatrist Yankı Yazgan’a göre toplumların otoriter sistemlere verdiği destek, insanın insanlıktan çıkabileceğine dair korkuya dayanıyorHemen her gün insanlığa dair umudumuzu sorgulatan olaylar yaşanıyor. Bireysel veya örgütlü şiddet yaygınlaşıyor, savaşlarda onbinlerce masum insan ka
Yanki Yazgan
21 Ağu 202512 dakikada okunur
Yaşar mı Yaşamaz mı?
Alabora olan mülteci teknelerinden şarampole düşen okul otobüslerine her yerden gelen ölüm haberlerinde çocukların varlığı içimizi herkes için olduğundan daha çok kavuruyor. Buna sebep belki onların kaybettiği yılların yetişkinlerinkinden çok daha fazla sayıda olması gibi aritmetik bir hesap, ya da küçük olanın yaşama hakkının daha çok olduğuna inancımız… 1970’lerin sonunda Türkiye’de doğan her 1000 çocuktan 154’ü 1 yaşından önce hayatını kaybetmiş oluyordu. O zamanki ‘komün
Yanki Yazgan
21 Ağu 20252 dakikada okunur
İnsan Yetiştirmek: Tıp Fakültesi, Araştırmacılık ve Hekimlik hakkında görüşler
(1997 Aralık, Marmara Tıp dergisi için röportaj, tıp öğrencisi Dilek Bangir Doç. Dr Yankı Yazgan’a soruyor) Merhaba! Hepimiz Tıp fakültesine pek çok hayallerle geldik, ama öğrenimimizin bundan sonraki kısmıyla ilgili kafamızda yanıt bekleyen sorular var. İşte bu sayımızda bu sorulara yanıt aramaya çalıştık. Marmara Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Yankı Yazgan yoğun temposunun arasında bize de zaman ayırarak sorularımızı cevapladı. Dilek Bangir:
Yanki Yazgan
18 Ağu 20257 dakikada okunur
Gençler hayırlı evlat mı olmalı, yoksa ‘nankör’ mü?
. ‘Yetiştiriyoruz, emek veriyoruz, kalmayıp gidiyorlar.’ Şirket ortaklarından birisi yeni kuşakların sadakatinin zayıflığını bu sözlerle tarif ediyordu. Junior’lukla başlayıp bir sonraki aşamaya geçen ‘eleman’ neden gidiyor? Yetiştiği şirkette, bir bakışla baba ocağında kalmak yerine bir başka yere gitmenin sayısız anlamı var. Çok iyi yetiştirdiğimiz birisinin bizden daha gelişmiş ülkeler veya kurumlar tarafından ‘kapılması’nı taşra takımlarında kendini gösterip büyük takı
Yanki Yazgan
18 Ağu 20252 dakikada okunur
Toplamı Parçalarından Büyük
Liderlik sadece bir özellikler toplamı değil bu özelliklerin ürettiği duruş ve davranıştır. O nedenle değişik araçlar ile saptayabileceğimiz aranan özellikleri taşıyan liderlerin arasından hangileri ömür boyu lider adayı kalıyor, hangileri kendilerine doğan fırsatlarla lider olacak davranışları gösteriyorlar? Liderlik ile ilgili önemli özelliklerin sıralanmasının istendiği bir LinkedIn-HBR anketinde empati, vizyon, cesaret gibi özellikleri herkes sıralamakta yarışıyor. Lider
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Greta kaynaştırma öğrencisi olsaydı
Son iki yazımda kendisinden söz ettiğim Greta Thunberg bir iklim aktivisti ve aynı zamanda gelişimsel sorunları nedeniyle Otizm Spektrum Bozukluğu/Asperger tipi (OSB olarak kısaltacağım) tanısı almış bir ergen. Önceki yazımı “Greta OSB tanısıyla Türkiye’de bir kaynaştırma öğrencisi olsaydı?” sorusuyla bitirmiştim. Bu soruya yanıt senaryolarını en iyi geliştirecek olanlar süreci bizzat yaşayanlar (anne-babalar, öğretmenler ve öğrenciler). Ben tanıklıklarıma ve genel bilgilere
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Hep Bana, Hep Bana
2019’da iklim krizini durdurma ve dünyayı kurtarma hareketinin sözcüsü konumuna gelen kişi otizm tanılı bir genç kız oldu. Otizm, empati kusurlarıyla tanımlanan bir gelişim bozukluğu. Empati önemli bir doğal sosyal refleks. Onbinlerce yıl içinde gelişen bu refleks içinde olunan bağlama göre kolayca “hep bana hep bana”cılığın biyolojik zemini haline de gelebilir. Günümüzde empatinin yönünü sadece kendimizden olana çevirdiğimiz bir dönemde isek, bu durumun kaynağı nelerdir? “E
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
"Geleceğimizi Sattınız”
Otizm Spektrumundaki bir genç dünyayı iklim krizine uyandırıyor Greta Thunberg adı iklim krizinin varlığını bir biçimde yüzümüze çarpan kişi ve iklim krizinin “Kral çıplak” diyen çocuğu olarak şimdiden tarihteki yerini aldı gibi gözüküyor. Greta iklim krizine ilişkin kanıt isteyenlerin dikkatlice baktıklarında rahatlıkla görebilecekleri bilgileri ilk kez 8 yaşında bir çocukken duymuş. Bildiğimiz anlamdaki yeryüzünün sonunu getirebilecek bu krizin bilinip de bir şey yapılmam
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Kayıp Psikoterapi Çağının Peşinde
Son yıllara kadar Türkiye’de bir asistan ya da asistan adayı “psikoterapi” kelimesini telaffuz ettiğinde, kıdemli hocaların çoğu—birkaçı hariç—bu kişiyi, nörobilimdeki büyük değişimlerden habersiz, “böylesi hayalperest fikirlerin” artık modasının geçtiğini fark edememiş biri olarak görürdü. Oysa nörobiyolojik devrimden ve onun psikiyatri pratiği üzerindeki etkilerinden önce bile, psikoterapiler psikiyatrik tedavinin asli bir parçası olarak kabul edilmezdi. Yalnızca tıbbi yakl
Yanki Yazgan
21 Tem 20253 dakikada okunur
Eyyy Z Kuşağı!
Tam elli yıl önce, henüz Kuğulu Park kavşağı bile yapılmamışken, Ankara’da gençliğe adım atmış bir yatılı lise öğrencisi olarak bugünün gençleri için anlamlı neler söyleyebilirim? Şöyle, kuşak farklarına dayanıklı bir eylemle, dedikodu ile başlayalım; sizin için söylenenleri biliyor musunuz? Örneğin, hemencilik, anında sonuç alma arzusu, alamadığında vazgeçme ve beklemeye pek tahammül edememe ya da kendi keyfine düşkünlük gibi davranışların yeni kuşaklarda daha sık ve yaygın
Yanki Yazgan
29 Haz 20254 dakikada okunur
Saçmalamak İsabetli Karara Engel Değil
(2006’da psikoloji profesörü Daniel Kahneman Ekonomi Nobel’ini aldığında yazdığım eski bir yazı; Yavaş ve Hızlı Düşünmek kitabı ile daha sonraki yıllarda genel okur kitlesine ulaşan Kahneman son ana kadar üretken geçen doksan yıllık bir yaşamın sonunda geçtiğimiz hafta aramızdan ayrıldı. Bu yazıyı anısına tekrar ilginize sunuyorum). Nobel ödülünü alanlar, bakın nelerle uğraşıyor, zamanlarını neyle dolduruyorlar? “Yüzde 80 olasılıkla 4,000 dolar kazanabileceğiniz bir bahisi
Yanki Yazgan
30 Mar 20246 dakikada okunur
Tembeller Zamanın Kıymetini Daha mı İyi Bilir?
“... ‘Astronomi’deki her yıldız en tembel olduğu durumu korur ve o sınırlar içinde hareket eder,’ diye özetlenebilecek olan yıldızların tembelliği esasına uygun olarak yaşıyorduk. Ailemizin yıldızları olan bizler, birbirimizle olan ilişkilerimizi en az güç harcayacak şekilde kuruyor, kimseye kimsenin hayatına yük olacak psikolojik ağırlıklar yüklemiyorduk. (...) Hücrelerime kadar işlemiş olan merak ve analiz duygusunun işlemediği tek yer orasıydı belki de.” Behiç Ak, Yıldızl
Yanki Yazgan
29 Oca 20242 dakikada okunur
Seçmen Çeşitleri
25.12.2006 Hayatımın ilk siyasi seçim deneyimini, bir tür sandık gözlemcisi ya da oy sayımı seyircisi olarak yaşadığım günü çok net hatırlıyorum. 1969 yılında, İzmir’de Mehmet Akif Ersoy ilkokulunun küçümenler için yapılmış sıralarına sıkışmış sandık kurulu üyeleri oyları sayarken, ben nedense doğuştan muhalif yapıda olan birisi olarak, tabii ki, kendimi kazanamayan partileri desteklemekle görevli hissediyordum. Yanlış hatırlamıyorsam, o yıl Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile CH
Yanki Yazgan
26 May 20233 dakikada okunur
bottom of page