top of page
Yankı Yazgan
öğrenmem öğretirim diyemeyenlerdenim
yazılar çizilerin hk görüşleri blog taramalarında okumaya çalışıyorum; genel olrk oldukça insaflı ve hoşgörülü eleştirilerle karşılaştığımı söylemeliyim. bir kaç istisna ile.. bunlardan birisinde, linkin aşağı eklediğim yazıda da bahsettiğim beni yetiştiren hocalarımdan jim leckman'a kendi çalışmalarımı denetletmemi büyük bir zaaf olarak gören bir "sözde uzman"ın yazısı dikkatimi çekti (sözde kelimesini ben de kullanmak zorunda kaldım maalesef). kişi diyor ki, "adam profesör
Yanki Yazgan
5 Eki 20082 dakikada okunur
kopukluk kopuşu hızlandırır
(Cumhuriyet dergi'de 13 Nisan 2008 yayımlanmış, Ali Deniz Uslu'nun röportaj metni) Dört yaşına gelene kadarki hayatımıza hükmeden korkular, sonrakilerin “giyinmemişi” sayılabilirler. Tehlikenin kucağına atılmamak için elinden geleni yapanların bir kısmı, bildik ve emniyetli saydıklarından ayrılmamak için bir şeylere “takılmayı” dener. Mesela uyku vaktinde, uyumamak için direnen çocuklar, takıntılarını uygulamaya sokarlar. “Hiç yatmasam, n’olur sanki?Yatağımdan kalktığımda, ya
Yanki Yazgan
5 Eki 20082 dakikada okunur
Piskolok görüşü
Geçen gün (aslında her gün benzeri bir durum oluyor) bir TV programından aradılar. Okullarda yapılan tiyatro gösterilerinin kalitesiz ve rahatsız edici olduğunu, acaba bunun çocukların ruh sağlığına zarar verip vermeyeceğini sordular. Bir şeyin kötü ya da işe yaramaz olduğuna karar vermek için mutlaka dr görüşü mü gerekir? Hemen ardından başka bir telefon: düzenli okuduğum bir gazetedeki bir habere görüş istiyorlardı: Fatih Terim’in milli takımı yönetme biçimi doğru muydu, ya
Yanki Yazgan
21 Eyl 20082 dakikada okunur
Doktor ve ilaçları
bu örnekler, bir seminerde birdenbire hep aynı konulardan söz ettiğimi farkettiğimde, kendimi doğru iş yaptığıma ikna etmeye çalışırken aklıma geldi. Hep aynı ilacı veren doktor. Hasta: Hep aynı ilacı yazıyorsun. Geçen seferki ile aynı reçeteyi yazdın. Dr: sen de hep aynı hastalığa yakalanıyorsun. Aynı hastalığa farklı ilaç veren doktor hasta-Teşhis mi değişti? Geçen sefer aynı şikayetle geldiğimde, aynı teşhisi koymuş, başka ilaç yazmıştın. doktor- Teşhis aynı, sen d
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur
Umutsuzluk
Michael Phelps’in 8 rekorluk rekorundan sonra yüzmeyi bırakan çok sayıda sporcu var. Hayallerinin sonunu getiren bu adama karşı ne duygular hissediyorlar bilemiyorum; ama herhangi bir “competitive” durumda katılımcıların en önde olanı arkada kalanlar arasındaki farkın bu denli büyük, uçurumsu olması “umutsuzluk” yaratır. Sadece geride kalmanın verdiği mutsuzluğun ötesinde pasifleştirici bir etki yapan bu u-mutsuzluk ile başa çıkmak zor olabilir. Katılımcılardan birisi, teknol
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur
acı özgürlük.
Demokratik sistemlerdeki muhalefet ve itiraz hakkının bir özgürlük işareti olduğunu kabul edelim. Bu kabulü “ne pahasına?” sorusu takip etmeli. 1970’lerde yapılmış olan Asch deneyini (topluluğun çoğunluğunun kanısı ile ters düşmek pahasına kendi görüşünü belirtmek ne kadar mümkün sorusunu irdeleyen bir deneysel sosyal psikoloji çalışması) dinleyicilerle paylaştıktan sonra benzer bir paradigma ile yapılan bir deneyde, “kara olduğu halde herkesin ak dediğine kara diyebilen” kiş
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur
sinirlenmek normaldir; anormal olan yatışamamak
Strese dayanıksızlık ile kolay strese girmeyi ayırdetmeliyiz. yüksek stresli ama strese dayanabilen maymunların sırrı, “süperanne” maymunlar tarafından büyütülmüş olmaları... hafif gergin ve kaygılı yapıdaki bireyler, sorumluluk taşımaya yatkın da olabiliyorlar. Strese girmekte pek farkları olmasa da, çıkmaktaki süratleri onları avantajlı kılıyor. strese yatkın yaklaşık yüzde 20lik grubun çıkış yolu, stresin doğurduğu kortizol (ve benzeri hormonların) beyinde gidip bağlanabil
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur
Ne giyelim, ne diyelim çelişkileri....
giyim tarzını belirlerken, seçeneklerin kısıtlı olması, hatta hiç olmamasının rahatlatıcı etkisi de ayrı bir mevzu... okullarda ya da işyerlerinde, belli bir “dress code”un olduğu zaman bir özgürlükten yoksun kalsak da, serbest giysi günlerindeki giysi seçme sıkıntısını çekmek de ayrı bir dert. Bu duruma çözüm olarak işyerlerinden birisinde “serbest kıyafet yönetmeliği” ile serbest kıyafetin özellikleri düzenlenmiş. Karar vermekten kurtulmanın getirdiği rahatlık, bazen özgürl
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur


siz mi desem sen mi?
19 eylül 2008Bir büyük şirketler grubunun düzenlemesiyle, finans, içecek gruplarından yöneticilerle bir araya geldiğim, kişisel gelişim amaçlı bir “sohbet” toplantısından. Sohbeti ben yapmaktayım.Başta biraz çekik duran, ne bulacağını bilmeden gelmiş gibi gözükenlerin ilgisini çekmek, zamanı onlara yararlı benim için de zevkli biçimde geçirmek isterim. Gönüllü ve görevli olma bu noktada belirleyici olabildiğinden, seminere gönüllü ve görevli olarak gelenler kimlerdir acaba, k
Yanki Yazgan
21 Eyl 20082 dakikada okunur
Haksızlık?
- 50 isterim. - 20 veririm. - Tamam, anlaştık. - Keşke 20 değil de, 10 veririm, deseydim. 10 YTL zarar ettim, haksızlık. (olabilecek ek kazancından “kaybettti”) - 30 YTL kaybettim, haksızlık. (hayalindeki 50 YTL’den “kaybetti”) ikisi de ellerinde olmayanı, ama olabileceğini hayal ettiklerini kaçırdıklarını düşünüyor, haksızlık olduğunu düşünüyor. Birisi 20 YTL kazandı, diğeri ise başka birisinin 50 YTL verebileceği bir malı 20 YTL’ye elde etti. Yine de memnun değiller. Ne yap
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur
Pazarlık
Pazarlıkta hep bir şeyler kaçırdığını, hep kaybeden olduğunu düşünmek... Bize mi özgü? Bir tek biz miyiz? Bu tip şeyler hep bize oluyor diye düşünmek sadece karamsarlık hızlı ve yüzeysel düşünme merakı ile mi ilişkili?
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur
Beymen’deki sohbetten aklımda kalanlar
Beymen’in Akmerkez mağazasında (benim konuşmacı ve konuşturucu olduğum) bir sohbet toplantısında. (26 Ağustos 2008) Esel Çekin, Mustafa Uyal, mağaza yöneticileri, haberli habersiz gelmiş müşteriler....Epeyce bir insan. Bir sürü şey, beyinler, kalpler vs konuşuldu. Sorular her zamanki gibi ilginçti. Öfke ve haksızlık duygusu arasındaki ilişkide epeyce zaman geçirdik. Birkaç not: Öfke duygusunu hissettiğinizde aklınızdaki düşünce büyük olasılıkla, bir haksızlığa uğradığınız düş
Yanki Yazgan
21 Eyl 20081 dakikada okunur


gümüşlük yıllar sonra
tatil mi tatil... 1984 yazından bu yana bazen bloklarla ardarda bir çok yıl, bazen de uzun aralardan sonra (bu yıl) olduğu gibi geldiğim tatil beldesinin ölüm döşeğindeki hali bile fena değil...eskiden siması tanıdık bir çok insan, bir ara (şimdik) radikal köşe yazarlarından birisinin tanımıyla "entellerin ağaç gölgesinde kitap okuduğu yer" (bkz. GTB başlıklı yazı, websitemde) gümüşlük'te aynı minval devam ediyor; ama kesinlikle azınlığa düşmüş durumda... büyük koydaki pansiy
Yanki Yazgan
22 Ağu 20081 dakikada okunur
soruya cevap için adres lazim
otizm için önerilen bir ilaç hakkında soru soran sn derya hnm; bu notu okursanız, info@yankiyazgan.com adresine size cevap gönderebileceğim bir eposta adres lütfen bildirir misiniz? bu tip sorular için info@yankiyazgan.com adresine yazmak en uygunu.
Yanki Yazgan
28 Haz 20081 dakikada okunur
okur notlarını okumak zor ama zevkli
sevgili blog okurları, yorumlarınızı daha görünür kılmayı ben ve konuyla ilgilenen çalışma arkadaşlarım çözemediler. elektroni,k ortam konusunda bir beceriksizlik halimiz olduğu dikkatinizi çekiyordu. websitemin arşivi bir acayip, psikiyatri yazıları bölümünde alakasız çizgiler var. bunu eleştirenler, benim gibi "iddialı" bir adama yakışmadığını söyleyen okurlar az değil. paraya mı kıyamıyorum acaba diye düşündüm bir ara, mesele o da değil. istediğim düzenin ne olduğunu bilem
Yanki Yazgan
26 Haz 20081 dakikada okunur
başarı meselesi
Son on gün içinde bilim ve tıp dünyası dışındaki bir dinleyici kitlesine çok değişik ortamlarda seslenme şansım oldu. En son YapıKredi’nin Başarı zirvesinde davetli konuşmacılardan birisiydim. Galiba, sıkıcı bir konuşmacıyım diye düşündüm. Sıkıcı demesek de, yeterince eğlendirici olmayan demek uygun düşebilir. Bilimsel bilgiye sadık kalma gayretim, saçma bulduğum pop psikolojisi mottolarını (örnek: sevelim sevilelim; isteyen başarabilir, pozitif düşün beyninin % 100’ünü kulla
Yanki Yazgan
26 Haz 20081 dakikada okunur
bottom of page