top of page
Yankı Yazgan
Biber gitsin oksitosin gelsin
Biber gazı bitsin, oksitosin gelsin Oksitosin adlı nöropeptid beyinde bir kimyasal iletici rolü oynar. Özellikle sevgi ve ba ğ lılık ili ş kisi kurulurken beyin dokusundaki oksitosin düzeyinde ciddi bir artı ş görülür. Anne ve babalar çocuklarının yüzlerinin resimlerini gördüklerinde, seslerini dinlediklerinde oksitosin düzeyleri tırmanı ş a geçer. Oksitosinin (deneysel çalı ş malarda) burundan sprey olarak kullanılmasıyla, ba ş kalarına güven, empati ve yakınlık hislerinde,
Yanki Yazgan
5 Haz 20132 dakikada okunur
websitem güncellenemese de blog ve twitter'da buluşalım
websitemdeki (www.yankiyazgan.com) aksaklık sebebiyle güncelleme yapamıyorum. websitesine bu yaz el atıyorum, bu pejmürde görüntüden kurtarıyorum. blogumu ve twitter hesaplarımı @yankiyazgancom ve @yazganyanki izleyebilirsiniz.
Yanki Yazgan
1 Haz 20131 dakikada okunur
Turkish coffee or what nationality does coffee have?
Turkish coffee or what nationality does coffee have? Or should it have one? But has carried a Turkish passport for long enough to claim a sort of belonging. Coffee is not Turkish indeed the b est coffee beans come from different parts of the world, and we do not grow coffee in Turkey at all! How we make and savor the coffee makes it Turkish, and thus it is with the brain. It is like the way we use our brains, that is set by the culture and environment we live in. is more
Yanki Yazgan
9 May 20131 dakikada okunur
Kahve Türk, Çekirdeği 'ecnebi', Çay Cumhuriyetçi
geçtiğimiz hafta yayımlanan 'Tatlı Bir Telaş' kitabımdan: Çay Çay bir bakıma Cumhuriyetçi bir içecek sayılabilir; Osmanlılıkla çağrışım yapan kahveyi ise daha emperyal sayabiliriz. Mutfağımızın başarısı kendinden olmayan (‘ecnebi’, ‘yabancı’) lezzetleri kabullenip kendininin yapmakta, diye düşünürüm. ‘Kendi’ lezzetlerimizi tatmak ve geliştirmek için kullandığımız dil ve burun ve bunu değerlendiren beyin bölgeleri başkalarından aldığımız lezzetler için de aynı işi yapıyor. Kah
Yanki Yazgan
9 May 20131 dakikada okunur
'Türk çayı': Bir Cumhuriyet İçeceği (Kahveye Nazaran)
(İngilizcesi adıyla yayımlanmış, 'Bir Tatlı Telaş' (Haziran 2013) kitabından alıntı) Kahvaltıda çay yoktu. sade kahvesini kahvaltı sonrasında içerdi. babam kahvaltıda süt içerken, dedem de yapılmıyordu. 1920lerin çocuğu olan 1930’lara kadar Türkiye’de yaygın üretimi sahiplenmeyi de hak etttiğimiz bu bitkinin çekinmediğimiz, ama tüketim tarzımızla bu çok başka şey gibi sahiplenmekten hiç kültürel işlemlerle Türk yapılmış bir içilen çay da ‘Türk’ değil. Ama devşirilip s
Yanki Yazgan
28 Nis 20131 dakikada okunur
Tea is a 'Republican' drink
(from my book of essays and sketches, 'Feelings Run Faster', published by Boyut, Nov 2012) T urkish tea , widely consumed across the country beyondsocial classes and geographic regions, is anothermanifestation of claiming ownershipof a product that is not Turkish per se, butwas made our very own through a cultural‘processing’. Tea as a plant did not grow in Turkey (at least endemically) until 1930sand tea as a drink was not an essential partof our lives. My father, a child in
Yanki Yazgan
28 Nis 20131 dakikada okunur
Hayat twitter gibi akarken
Hayat önlerinden twitter gibi akıp giderken gördükleri arasından neyin önemli olduğunu iyi sezemeyen çocuklar, bağlamın gerekli ve zorunlu kıldıklarını ya da zevkli bulduklarını yaparak geleceğe ilerliyorlar. Yaşamın temel sorusu şu oluyor: Şart mı? Değil. O zaman kalsın. Okulda, işte, hayatta sadece şart olanları yapmakla yetinip ‘o lüzumsuz bu lüzumsuz’ dediğimizde geriye anlamlı pek az şey kalmakta; o zaman, hayatımızda doğan boşluğu neyle dolduracağımızı şaşırıyor, ne bul
Yanki Yazgan
28 Nis 20131 dakikada okunur
Şimdiki Gelecek Zaman
Türkçe nasıl bir dildir? Bir sabır dilidir; bunu daha önce yazmıştım, ilk cümlesi tekrar olacak. Öznenin ne yapacağını veya ne yapmayacağını anlamak için cümlenin sonundaki yüklemi beklemeniz gerekir. Devrik cümle ise sabırsızlar için yüklemin başa alındığı bir ek hizmettir. Bir umut dilidir, son kelimeye kadar ne olacağı belli olmaz. Bir güven (ya da güvenmeme) dilidir, kimin neyi ne zaman ve görerek mi duyarak mı söylediğinin (bilginin sağlamlığının) sicilini yüklemin sonun
Yanki Yazgan
24 Nis 20131 dakikada okunur
Hemderd
Alper Görmüş'ün 16.4.2013 tarihli Taraf'taki yazısında 1999 depreminin hemen sonrasında Gölcük'teki Siyaset Meydanı programından söz ediyor. Yazının günümüzdeki sorunlarla kurduğu paralellik ilginç; ama benim ilgimi çeken 'hemderd'lik kavramı üzerinden o geceki duygu alışverişini ve sonrasında ortaya çıkan etkiyi açıklamasıydı. O gece orada yaşananların önemini ya da anlamını uzun süre pek anlamadım; en nihayetinde eve kapanmak zorunda kalmış bir çok kişinin aynı anda seyrett
Yanki Yazgan
24 Nis 20132 dakikada okunur


Artichokes Forever
A n Izmir artichoke requires, from us to fully savor its unique taste, a high level of concentration and more time to chew before swallowing its leaves, stalks and small heart. A child is, by definition, a person of the immediate moment, responding to what s/he thinks (indeed, feels) urgent and essentially not very much different from ‘contemporary urban human being’. S/he rarely has reached that level of concentration (enough for enjoying the artichoke) until age 12, or even
Yanki Yazgan
21 Nis 20131 dakikada okunur
FEELINGS RUN FASTER hk YANKI YAZGAN ile bir söyleşi (TheGuideIstanbul)
DUYGULAR HIZLI KOŞAR: YANKI YAZGAN İLE BİR SÖYLEŞİ Yeşim Yemni The Guide Istanbul, Mart-Nisan 2013 için hazırlanmıştır. İstanbul, hem yerlilerine için, hem de ziyaretçilerine derin tepkiler doğurtan bir şehir. İster aşık olun, ister nefret edin; ister onu terk etmek için sabırsızlanın ya da onsuz yaşayamayın, kesin olan o ki, bu şehir sizi hissiz bırakmaz. Yine de, en sıkı Türkofil’in, en tutkulu İstanbul aşığının, İstanbul trafiği karşısında, veya Türk kültürünü anlayamamakt
Yanki Yazgan
17 Nis 20134 dakikada okunur
Uzman Sorusu Amatör Cevap
Uzman sorusu, amatör cevap Anne-babaların çocuklarının gelişimine ve gelişimdeki aksamalara ilişkin kaygılarını ‘uzman’lara yönelttikleri sorularda izleyebilirsiniz. Soru bazen çocuğun çevreyle ilişkisinde çıkan sorunlara, bazen çocukta arzu ettiğimiz karakter özelliklerinin bir türlü bulunamamasına ilişkindir. Hepsinin ortak yanı ise çocuğun bir zarar görmesi olasılığından duyulan endişeden beslenmesidir. Ne yazık ki, bazı konular bir psikiyatrın ya da başka bir uzmanın vere
Yanki Yazgan
13 Nis 20133 dakikada okunur
onun ihtiyacı var mı?
(İlkiz Özcan Sönmez’in alternatif anne.com için sorduğu soru ve aşağıda cevabım) - Doğrusunun hangisi olduğuna dair, yeterince veri yok. Diğer yandan ölçü, çocuğun ihtiyaçlarının nasıl karşılandığıdır. Çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamaya dönük yaklaşımlar var mı, örneğin 3 aylık bir bebeği koynunuza almakla, 9 yaşında bir çocuğu koynunuza alıp kocanızı içeri odaya göndermek arasında bir fark var. Özellikle yaşa göre değişen ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığınız birinc
Yanki Yazgan
17 Mar 20132 dakikada okunur
Zorbalık hk 10 husus
Okullarda zorbalık hakkında 10 husus. Tolga’nın ezik’liğinden hareketle daha önce çokça değindiğim zorbalık ile ilgili bazı bilgileri ilgilenenlere hatırlatayım. 1. Zorba öteki’ne zarar vermeyi, incitmeyi amaçlayarak hareket eder. 2. Zorba ile ‘kurban’ arasında asimetrik bir güç ilişkisi vardır. Zorbalar sayıca, mevkice veya kuvvetçe üstündürler. 3. Zorbalar idareciler tarafından hoş görüldükleri ölçüde varlıklarını sürdürürler. Yönetim kademelerine hep yakın dururlar. Baş k
Yanki Yazgan
17 Mar 20131 dakikada okunur
Ezmemeyi eziklik sayarlar
Ezmemeyi eziklik sayarlar ! Tolga iyi bir çocuktu. Kelimenin tam anlamıyla iyi olduğunu o zaman, lise birinci sınıf öğrencisi olduğum o yıl, öyle düşünmemiştim. Ama benden ve odadakilerin geri kalanından farklı bir yanı vardı; nasıl desem, ‘saf’ gibi. Bu saflığını zaman zaman ‘salak’lık olarak görüp kendisine belirtmeyi marifet sanmakla kalmaz, olmadık hareketlerle rahatsız ederdik. Tolga her akşam vakitlice pijamalarını giyer, terliklerini şıpırdatarak banyoya gidip ayakları
Yanki Yazgan
17 Mar 20132 dakikada okunur


Feelings Run Faster @theGuideIstanbul
FEELINGS RUN FASTER: A DISCUSSION WITH YANKI YAZGAN By Yeşim Yemni for the Guide Istanbul, March-April 2013 Istanbul is a city that elicits extreme reactions from both its residents and visitors. Love it or hate it, can't wait to leave it, or can't live without it, one thing is certain: this city will not leave you cold. Yet even the most ardent Turofile, the most passionate Istanbul-lover, will have their moments of sheer despair; those times when they throw up their hands i
Yanki Yazgan
13 Mar 20135 dakikada okunur
bottom of page