top of page
Yankı Yazgan


güleriz ağlanacak halimize 1
Güleriz ağlanacak halimize Garfield psikeart okurlarının çoğuna yeterince derin gelmeyebilir (ki haklı olabilirsiniz) ama mizahını hem komik, hem de esprilerini durup düşündürücü bulurum. O zaman, saygı duyduğum yaratıcısı Jim Davis’in karikatürcü (bir mizah çeşidi olarak kabul etmiyorsanız, yazının gerisine hiç bakmayın) olmak için koştuğu üç şartı size de söylemeliyim: 1. Espri yeteneği olmalı, 2. Çizebilmeli (buraya kadar kaşınızı çatarak geldiyseniz, biraz bekleyin), ve
Yanki Yazgan
9 Haz 20121 dakikada okunur
neo optimizm
Neo-optimizm: Hatadan öğrenmek ayıptır diyenlerdenseniz Hayatınızda önemli bir adım atacaksınız; belli bir riski olan bir işe giriyorsunuz. Kaybetme riskinizi % 65 tahmin ettiniz; ama % 50 (tahmininizden ) çıktı. Bu dikkatinizi çekiyor; şaşırıyorsunuz. Benzer bir duruma ilişkin olarak sonraki dönem için tahmininizi % 50 olarak yapıp, doğruya daha fazla yaklaşıyorsunuz. Önceki hatanızı düzeltiyorsunuz. Beyin aktivitesinde elektriksel değişikliği saptayan nörofizyolojik araçlar
Yanki Yazgan
4 Haz 20123 dakikada okunur


A'dan Z'ye zorbalık
A’dan Z’ye zorbalık: Mitt Romney’den mülhem Masumiyet çocukların hayatından ne zaman çıkıp gider? Baştan beri var mıdır ki, demek belki daha doğru ama, genelgeçer inançlarla çatışmayı başka zamana erteleyip, soruyu şöyle sorayım: Çocukların düşündüğümüz kadar masum olmadıklarını düşünmeye ne zaman başlarız? Herkes kendi masumiyetini bir incelese, hayatında bir başkasına, ama kendinden zayıf birisine ilk tekmeyi ya da taşı attığı günü arayıp bulsa, kendi masumiyetinin çıkıp gi
Yanki Yazgan
25 May 20123 dakikada okunur
karıncaları ezmek: zorbalık bir kez daha
Karıncaları ezmek (2010) Okulda her ders arasında hangi takıma alınmayacağı tartışılan (ama futbol oynama arzusundan da vazgeçmeyen) küçük çocuk, topa nasıl olup da vuramadığını hep bir olup suratına haykıran sınıf arkadaşlarının tiksintili öfkesinden nereye kaçacağını şaşırdığı günlerden birisinde defterine “kendimi karınca gibi hissediyorum” diye yazdı. Yazdığı notu okuyan babası, şaşkın kızgınlığını bir kenara atmayı her nasılsa başararak, “nasıl bir karınca?” olmak istedi
Yanki Yazgan
25 May 20123 dakikada okunur
zorbalık nedir?
Zorbalık nedir? Okullarda zorbalık : sayıca ve kuvvetçe ‘üstün’ çocukların daha zayıf ve azınlıktaki çocukları aşağılaması ve hırpalaması. Aşağılananlar genelde bir sebeple çoğunluğa uy-a-mayanlar (şişman, inek, ‘kız gibi’, hiperaktif, fazla zeki, aşırı duygusal, hırçın gibi özelliklerle tanımlanıyorlar). Yöneticiler ve öğretmenlerin zorbalığa meydan bazen de cüret veren müsamahakar sözleri: ‘olabilir, sen de kendini savun’ ya da ‘sen de arkadaşlarını tahrik etme ama’ (toplu
Yanki Yazgan
25 May 20121 dakikada okunur
Haydi Barışın
Tatsızlık ya da çatışma sevmezlik özelliği toplumumuzu bazı konularda problemleri yok sayma, problem yokmuş gibi davranma eylemini daha çok körüklüyor. Örneğin, okullarda ya da mahallede arası bozuk çocukları ‘’haydi haydi barışın yok bir şey’’ diyerek barıştırmaya çalışmak aslında bir sonraki çatışmaya kadar zaman kazanmayı, meselenin özüyle uğraşmadan meseleyi halletmiş gibi yapmayı doğuruyor. ''problem yok' demekle problemin yok edilemeyeceği apaçık ama görünmeyen gerçekl
Yanki Yazgan
23 May 20121 dakikada okunur
baltalar elimizde
Baltalar elimizde Silah teslim masaları ülkemizin havaalanlarının enteresan köşelerinden birisini oluşturur. Silah bulundurma veya taşıma ruhsatı alanların sayısı hakkında dolaylı da olsa bir fikir veren bu köşelerde birikmiş kalabalıklar ülkemizdeki güvenliğe ilişkin kaygılarım iki yönden arttırır. Birincisi, devamlı can güvenliğini tehdit altında hisseden, güvenliklerini kendileri sağlamak zorunda kalan, bu sebeple nereye giderse gitsin cebinde silahını bulundurma ihtiyacı
Yanki Yazgan
23 May 20121 dakikada okunur
1 mayıs 77: ne oldu, ne olmuş olabilir?
1977 1 Mayıs’ına gitmeyip, pazartesi günkü sınava çalışmak bahanesiyle Ankara’daki okulumda kalmış olmayı hiç kendime yedirememiştim. Lise son sınıf öğrencisiydim. Hangi grubun pankartı altında katılacağım konusunda kararsızdım, kararımda yalnızdım. Gazetelerdeki resimlere baktığımda felaketlerin ardından hayatta kalanların hissettiği cinsten bir suçlulukla ‘ben neden orada değildim’ diye hayıflanmam epeyce sürdü. Sol içindeki saçma sapan çatışmaların o dönemini merak edenler
Yanki Yazgan
23 May 20122 dakikada okunur


www.Bilimania.com Gültekin Yazgan hk sorularına yanıt
- 11 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu görme yetisini kaybeden Gültekin Yazgan, ülkemize Altı Nokta Körler Derneği’ni, TÜRGÖK (Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı) Derneği’ni ve umudunu yavaş yavaş yitiren tüm görme engelli insanlara umut verecek “Kör Uçuş” adlı kitabı kazandırmış; Türkiye’nin ‘fark yaratan’ kişilerinden biridir. Ancak Gültekin Yazgan’ın bilmediğimiz yönleri nelerdir? - Gültekin Yazgan inanılmaz bir öngörü ve özveriyle, tüm zorluklara göğüs gererek, hem kend
Yanki Yazgan
3 May 20121 dakikada okunur
esnaf mı tüccar mı?
Esnaf için ustalığın sonraki kuşağa aktarımı önemli; Tüccar için ise kazancın maksimize edilmesi (Kanlıca yoğurdu üreticisi tv'de tanımladı) kazan büyüdükçe lezzet azalır; işleri sürekil büyütme kültürünün, herşeyin daha fazlasını istemenin neyi küçülteceğini yansıtan perspektif. mesleğin bir sonrakine en iyi biçimde aktarılması, işin iyi yapılmasının kazançlı yapılmasına üstün tutulması gibi değerlere saygı duydum. bu fikirleri duyunca ister istemez geleneksel bir meslek ola
Yanki Yazgan
27 Nis 20121 dakikada okunur
okullardaki alışveriş dersi
Eğer çocuklar alışverişte mallar içinde en ucuzu seçme bilgi ve becerisini geliştirebilirlerse, bunun ölçüsü ne olacak? Bir alışveriş merkezine girip oradan eli kolu dolu ama çok az para harcamış olarak çıkmanın gururu ile yetişeceklerse, burada bir yanılgı var. Ülkemizdeki tüketiciler alışveriş alışkanıklarına bakıldığında genellikle ‘cherry picker’ (kiraz toplayıcısı) diye biliniyorlar. Bu ‘uyanık’ müşteriler marketlere girdiklerinde o anda raflardaki en ucuz, en hesaplı ma
Yanki Yazgan
27 Nis 20121 dakikada okunur
İlkokula (72 aydan) erken başlangıç ve DEHB
İlkokula (72 aydan) erken başlangıç ve DEHB yaş hesabı üzerine bir not: 6 yaşını bitiren çocuk 72 ayı tamamlar. 7nci yaşından gün alır, 7nci yaşını sürmeye başlar, kendini 7 yaşında olarak tanıtabilir (40ına kdr böyle), ama 6 yaş + kaç aylık ise o kadar yaşamışlığı vardır) Dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu (DEHB) dikkat ve dürtü kontrolunun yetersiz olduğu, çocuğun içinde olduğu sosyal durumun gereklerini yerine getirmekte zorlandığı bir problem grubu. Dürtü kontrolunu
Yanki Yazgan
15 Nis 20122 dakikada okunur
bence? lider'?
(peryön'ün anketi) bencelider tanımı yapayım derken idealimizdeki gerçekte olmayan bir insanın tanımına kayıvermek ne kolay; ama takipçileri, eylemleri ve hayatı açısından lider: takipçiler açısından: Peşine takılmaya değer gördüğümüz takıldığımızda bırakmak istemediğimiz başkalarını da takipçisi kılmak istediğimiz yaptıkları ile söyledikeri arasındaki farkı umursamadığımız kişi. eylemleri açısından: zorla iyilik yapmayan iyilikle zorlayan hayatı açısından: gece yattı mı raha
Yanki Yazgan
15 Nis 20121 dakikada okunur
Otizm daha mı sık tanılanıyor, yoksa hastalık mı yaygınlaşıyor?
Otizm daha mı sık tanılanıyor, yoksa hastalık mı yaygınlaşıyor? Çocuk psikiyatrisi toplantılarında meslekdaşlarımızın birbirine sıkça sorduğu ve tartıştığı konuların başındaki bu sorunun cevabı net olmasa da, 2002'den bu yana toplumda görülme yaygınlığında (belli bir zaman diliminde eski ve yeni tüm vakaların toplam nüfusa oranı) artış var. Kore'de geçen yıl tamamlanan çalışmada okul çağı çocuklarında yaklaşık yüzde 2'lik oranlar bildirilince bir çok kişi başta inanmakta zorl
Yanki Yazgan
13 Nis 20123 dakikada okunur
bitmeyen yürüyüş
Bitmeyen yürüyüş. Babam Gültekin Yazgan Ocak 2012'de aramızdan ayrıldı; ama çalışmaya devam ediyor. Görme özürlülere kitapları dinleme ya da kabartma alfabe ile okuma olanağı sağlamak amaçlı projelerinden birisi bu hafta Hürriyet'te haber oldu. Körlere kitap okuyarak sesli kitap kaydı cezaevlerindeki çocuklara bir zihinsel çıkış yolu sağladı. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=20298707 Babamın kurduğu Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı yararına geçen
Yanki Yazgan
9 Nis 20121 dakikada okunur
tv maceraları 103-ilkokul arkadaşı
Televizyon maceralarımı yazmalıyım artık :) Nasıl olsa medyatik olmak sıradışı bir durum olmaktan çıktı; bir dönem TVde olmayı günah olarak gören herkes en nihayetinde kendisine de bir kapı gösterildiğinde balıklama dalınca, sivrilik azalmış oldu. olay demokratize oldu:) bir kadın bir erkek sunuculu (sayısız sunucu değişikliği oldu) bir programa herhalde 7-8 yıl önceki bir katılışımda, sunucuyla daha önceden tanışıklığımız hakkında (ekranda) bir sohbet başladı. ancak kafa ka
Yanki Yazgan
6 Nis 20121 dakikada okunur
bottom of page