top of page
Yankı Yazgan
inanç ve eğitim
Inanç ve eğitim üzerine Eylül 2012’de Balçiçek İlter’in eğitim üzerine TV programında ‘Ilkokulda din dersi olur mu, olmaz mı?’ tartışmasına ilişkin bir sorusu üzerine din öğrenme için ilkokul ortamının ve 12 yaş öncesi zihin gelişim özelliklerinin uygun olmadığı kanaatimi belirtmiştim. Internette bu görüşün yansıtılış biçimini eksik ve fazla yönlendirici buldum; zaten eksik ifade ettiğim konudaki kanaatimi doğruca yansıtamamış olmam sebebiyle bu notu kaleme aldım. Bir (eksik
Yanki Yazgan
23 Eyl 20123 dakikada okunur
'Nasıl' yapmalı?
‘Nasıl’ yapmalı? Eğitim sisteminde düzenlemeler ne bu dönemde başladı, ne de bitecek. Eğitimin toplumsal hayata katılım biçimimizi belirleyici rolü üzerinde ilk berrak düşüncelerimi lise yıllarında ‘Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur?’u (Gözlem yayınları, 1976?) okuduğumda oluşturmuştum. Daha sonra her akademik başarımda bunu kafamın daha da ‘düzene uygun’laşmasına bağlayarak buruk sevinçler yaşamama sebep olan bu kitabın günümüzde geçerliliğini sürdürmesi şaşırtıcı değil
Yanki Yazgan
23 Eyl 20122 dakikada okunur
eleştiri var, çözüm yok?
Eleştiri var; çözüm yok? Eğitim ortamındaki son karmaşanın küçük çocuklara ilişkin kısmında daha iyi bir eğitim için atılabilecek bazı ilk ve ilkesel adımlar: 60-71 ay arasındaki her çocuk okulöncesi eğitim sınıfına devam etsin; 72 ay ve sonrası yola devam etsin. Birinci sınıf müfredatı da farklı öğrenme hızlarındaki çocukların ihtiyaçlarına göre değişen ağırlık düzeylerinde düzenlensin. Sınıfların nüfusu 30’u aşmasın, ideal sayı olan 20-24 arası hedeflensin. Öğretmenlere da
Yanki Yazgan
23 Eyl 20121 dakikada okunur
karışıklığa geçici çözüm: 60-71 ay için herkese okulöncesi eğitim
O yaştaki çocukların bireysel ve zihinsel gelişimleri ilkokul birinci sınıf öğrencisi olmaya uygun değil. Çocuklar onlara verilen yükü taşıyamadıkları takdirde davranış sorunlarıyla karşımıza çıkıyor. 60 ay civarında olan çocukların ancak yüzde on ile yüzde on beşinin o yaşta ilkokul birinci sınıf müfredatını taşıyabilecek düzeyde olduğu tahmin ediliyor. Bakanlığın müfredatı hafifletme adımı belki bu yaştaki çocukların işini kolaylaştıracak, ancak ne okulların fiziki yapısı b
Yanki Yazgan
17 Eyl 20123 dakikada okunur
HEV okulundaki konuşma: kim etkilenir? ne yapabiliriz?
· YY HEV okullarının konuğu olarak (12.9.2012) yaptığı konuşmada yeni Eğitim Sistemi’nin, en çok, okul dışındaki ve öncesindeki desteği az olan çocukları olumsuz etkileyeceğini, üst sosyoekonomik düzeye hitap eden okulların öğrencilerinin önemli bölümünün bu risk grubu kategorisine girmediğini vurguladı. Okul öncesi eğitim almamış çocukların kısmen hafifletilmiş de olsa birinci sınıf müfredatı ve daha önemlisi okulun davranışsal sorumluluklarıyla karşı karşıya kalması durumu
Yanki Yazgan
15 Eyl 20122 dakikada okunur
yeni çağda mutlu olmak mümkün mü?
YENİ ÇAĞDA MUTLU OLMAK MÜMKÜN MÜ? Evde… İş hayatında… Sokakta… (‘orta ve üst düzey beyaz yakalı çalışan’ olarak tanımlananlara dönük PSM dergisinden Duygu Sarı’nın iş dünyası ve psikoloji ilişkisi hakkındaki sorularına kendimce yanıtlar; 2012) kısaltılmış versionu yankiyazgan.com da para çok harcamaya zaman yok başlığı ile yayımlandı. ‘ Hayatı anlamlı kılan 2 unsur var: Biri uğrunda yaşanmaya değecek bir amaç, diğeri de uğrunda yaşanmaya değecek ilişkiler…’ Peki bu “anlam” ar
Yanki Yazgan
31 Ağu 20126 dakikada okunur
Beyin gelişimi ve davranış olgunluğu
444 ve beyin gelişiminin davranış olgunluğuyla ilişkisi konusunda konusunda epeyce yazıp çizdim ve konuştum. Görüntü kayıtlarını ve metinleri www.yankiyazgan.com da bulabilirsiniz. Bu konuya bıktırma pahasına bir kez daha değinip, problemlere işaret etmek istiyorum. Geçen hafta Enver Aysever’in TV’deki Aykırı Sorular’ına yeni düzen beyin gelişimine ne kadar uygun sorusuna verdiğim cevaplardan sonra twitter’da devam eden görüş alışverişlerinden ve konuya ilişkin yeni müfredat
Yanki Yazgan
31 Ağu 20123 dakikada okunur
çocuk bahane, kendimize bakalım
Çocuk bahane, kendimize bakalım Çocukların duygu ve düşüncelerinin gelişimini, davranışlarını nasıl belirlediğiniz izlemek, beyin gelişiminin hayatın başlangıç yıllarındaki şekillenmesiyle gündelik hayat arasındaki ilişkileri incelemek işimin en zevkli yanı. Üstelik bu bakışla gördüklerim sadece çocuklara dönük bir kavrayış sağlamıyor, hayatı ve hayat içindeki yerimizi anlamak için eşi bulunmaz modeller sunuyor. Her model ve hipotez gibi çocuklar büyüyüp genç ve yetişkin oldu
Yanki Yazgan
22 Ağu 20123 dakikada okunur
Çocuğu yetiştirirken risk almalı mıyız?
Bir gazetenin yönelttiği soru: Çocuğu yetiştirirken risk almalı mıyız? Risk, varlığımızı tehdit eden bir tehlikenin gerçekleşme olasılığı hakkındaki tahminimize dayalıdır. Örneğin, iyi bir eğitim görmediğimiz takdirde mesleki başarımızın düşük olması riski vardır. Ancak bu riski azımsamak ya da abartmak, her tahminde olduğu gibi, içinde olduğumuz ruh hali ile yakından ilgilidir. Örneğin, eğitim hayatında baştan beri zorlanan, sabır, dikkat ve öğrenme özellikleri akademik ge
Yanki Yazgan
14 Ağu 20124 dakikada okunur
rapor aldırtmak yerine durumu düzeltmek gerek
Bir kez daha eğitim ve çocuklar Çocukların hak ettikleri eğitimi almalarını sağlayacak sahici düzenlemeler yerine eğreti yaklaşımlar getiren milli eğitim yetkililerinin başlangıcı geciktirmek isteyen ailelerin gelişimlerinin geri olduğunu belirten sağlık kurulu raporu alınması ‘önerisi’ neden yanlış? 'Rapor alma' yolu kullanıldığında bir çok çocuk yersiz yere gelişiminde bir gerilik var olarak tanımlanırken, bir sorunu olmadığı halde okula gitmeyi erteletici 'rapor' temin et
Yanki Yazgan
10 Ağu 20122 dakikada okunur
beyin soslu konuşmalar
'beyin soslu' popüler konuşmacıların tipik üstdüzey örneklerinden birisi olan Jonah Lehrer, bir sürü konuda yalan yanlış şeyler söylediği ortaya konunca kenara çekilerek doğru bir davranış yaptı. özür diledi mi, emin değilim. Uydurmacası yoğun (kısmi doğrular içerse de ) ama kitlenin hoşuna giden konuşmalar ki ülkemizde de en tutulan tipte; insan kaynakları, pazarlama, iletişim vb alanlardaki toplantılardaki davetli başka ülkelerden gelme konuşmacılara vega onların yerli takl
Yanki Yazgan
3 Ağu 20121 dakikada okunur
YY sunum: otizm tanı ve tedavi hk bildiklerimizin görsel özeti
www.otizmakademisi.org adresinde 26.6.2012'de ailelerle ve bu alanda çalışanlarla yaptığımız toplantıdaki sunumumun görüntü kaydını bulabilirsiniz. biraz (!) uzun; ama konunun bir sürü önemli yanı eksik kaldı, yine de.
Yanki Yazgan
24 Tem 20121 dakikada okunur
son kitabın önsözü-tekrar yayın
Kırıntıları toplarken Sofradan kırıntı toplamayı severim. Ziyan olmasın diye mi, ya da bir kırıntıyı bile ziyan etmiyor olmaktan keyif aldığım için mi, belirsiz. Yemeklerin artanından yeni yemekler üretmeyi de severim. “Dünkü bamya” soslu spagettim meşhurdur; ançuvez ve peynir ilavesiyle farklılaştırılmış olsa da, aynı bamya varlığını başka bir tabakta sürdürür. Bir tür ölümsüzlük kazandırırım. Eski yazılarıma da ekmek kırıntısı ya da dünkü yemekten arta kalan gibi baktığımı
Yanki Yazgan
6 Tem 20123 dakikada okunur
otizm ve ilişkili sorunlar hk bir seminer, 27.6.12, çarş; 18.00
Bir 'OtizmAkademisi' duyurusu Dr Yankı Yazgan'ın semineri: Otizm ve ilişkili/benzeyen sorunlar hakkında bilgi güncellemesi 27 Haziran 2012, Çarşamba, 18.00, Bilgi Üniv/Dolapdere kampüsü (video kaydını www.otizmakademisi.org dan izleyebilirsiniz) Kayıt için: e-mail: kayitbilgi@gmail.co m veya 0533 253 26 18'dan Sn Nazan Durmuş Kimlerin katılmasını isteriz? çocuğunda otizm ya da ilişkili (pdd, yaygın gelişim bozukluğu, atipik, sosyal iletişim bozukluğu) tanılar konmuş, problem
Yanki Yazgan
24 Haz 20122 dakikada okunur


her gülünen durum mizahi mi?
Peki, güldüğümüz her durum mizahi mi? Yolda giderken düşen birisine ilk tepkimizin hafiften gülmek olması gibi. Ilk tepkinin gülmek, ikinci tepkinin acımak ya da yardıma koşmak olduğu bir duruma mizah diyebilir miyiz? Başka birisinin çektiği acıdan kendine bir keyif ya da rahatlama çıkarmaya (ve ötekini acısıyla başbaşa bırakmaya), malum, deniyor. Alay etmek, aşağılamak, incitmek gibi davranışların sınırında gezip, bunların hiç birini yapmadan, ama karşısındaki (kişide ya da
Yanki Yazgan
9 Haz 20121 dakikada okunur


neşeli hüzün
Mizahın duygusunun hüzünle karışık bir neşe, ya da neşeli hüzün olduğunu söylersem, hepimizin aklına gelen ‘güleriz ağlanacak halimize’ belki yadırganacak bir davranıştan öte bir başa çıkma mekanizması olarak da anlaşılabilir. Bu yazının başında tıp öğrencisiyken karikatüre sarmamın sebebini tıpta ararken, şimdi yazının sonuna geldiğimde bunun yanlış olduğuna karar verdim. Unuttuğum ve bütün unutulanlar gibi belirleyici olan bir ayrıntı, 1981 yılının Türkiye’nin görüp göreceğ
Yanki Yazgan
9 Haz 20121 dakikada okunur
bottom of page