top of page
Yankı Yazgan
Prof. Dr. Yankı Yazgan ile Asklepios dergisi için yapılmış röportaj, 2006
Mevsimlere göre değişen, azalan veya çoğalan psikolojik şikayetler oluyor mu? Olmaz mı? Bu tanımlanmış bir durum aslında. Mesela İstanbul’da, lodos, ruh halimizi çok değiştirir. Yani, bırakın mevsimi, rüzgarın estiği yön bile ruh halimizi etkiliyor. O yüzden, “Mevsimlerle hem ruh hali hem de çeşitli psikolojik fonksiyonlar arasında ilişkiler vardır,” diyebiliriz. Örneğin, yaprak dökümü denince genellikle ölümlerin arttığı hüznün daha çok olduğu sonbahar; aşk mevsimi deyince
Yanki Yazgan
18 Ağu 20258 dakikada okunur
İnsan Yetiştirmek: Tıp Fakültesi, Araştırmacılık ve Hekimlik hakkında görüşler
(1997 Aralık, Marmara Tıp dergisi için röportaj, tıp öğrencisi Dilek Bangir Doç. Dr Yankı Yazgan’a soruyor) Merhaba! Hepimiz Tıp fakültesine pek çok hayallerle geldik, ama öğrenimimizin bundan sonraki kısmıyla ilgili kafamızda yanıt bekleyen sorular var. İşte bu sayımızda bu sorulara yanıt aramaya çalıştık. Marmara Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Yankı Yazgan yoğun temposunun arasında bize de zaman ayırarak sorularımızı cevapladı. Dilek Bangir:
Yanki Yazgan
18 Ağu 20257 dakikada okunur
KADINLAR DEHB’Yİ MASKELEMEYE ÇALIŞIRKEN DAHA ÇOK YIPRANIYOR
Prof. Dr. Yankı Yazgan'ın Gazete Oksijen için verdiği röportajdanDEHB bir hastalık mı yoksa nörolojik bir çeşitlilik mi? Dikkat Eksikliği Hiperaktivite olarak tanımlanan davranışları bu ikileme hapsolmaksızın anlamaya çalışmayı tercih ederim. Hastalık dediğimizde içinden çıkılacak bir meseleymiş gibi, nöroçeşitlilik dediğimizde de adeta bir hoşluk ve zararı dokunmayan bir durummuş gibi çağrışımlar doğabilir. Özellikle çocukların eşit gelişim haklarına sahip olmaları perspekt
Yanki Yazgan
18 Ağu 20252 dakikada okunur
DEHB nöroçeşitlilik oksijen sorularına cevaplar
Işıl Cinmen sorularına cevaplarADHD bir hastalık olarak mı yoksa nörolojik bir çeşitlilik olarak mı kabul ediliyor? Dikkat Eksikliği Hiperaktivite adı altında tanımlanan davranışları bu ikileme hapsolmaksızın anlamaya çalışmayı tercih edeceğim. Özellikle çocukların gelişimi için kendilerine sunulanların ve sonunda gelinen yerin hakkaniyetli olması, çocukların eşit gelişim haklarına sahip olmaları perspektifi ile bakalım. Hastalık dediğimizde birey düzeyinde ele alınarak içind
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Ruhsuz Olmaktan İyidir
Birgün TV için Semra Kardeşoğlu ile yaptığımız röportajın yazısı Semra Kardeşoğlu (SK): Günümüzde farklı düzeylerde şiddet olaylarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Çoğu zaman bu şiddetin nedenlerini hatırlamakta ya da anlamakta zorlanıyoruz. Çocuklara, kadınlara ya da farklı bireylere yönelik şiddeti yalnızca ruh sağlığı bozukluğu ile açıklama yaklaşımı sizce doğru mu? Yankı Yazgan (YY): Bu yaklaşım oldukça sorunlu bir bakış açısına işaret ediyor. Çünkü şiddeti yalnızca bireysel
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Gençler hayırlı evlat mı olmalı, yoksa ‘nankör’ mü?
. ‘Yetiştiriyoruz, emek veriyoruz, kalmayıp gidiyorlar.’ Şirket ortaklarından birisi yeni kuşakların sadakatinin zayıflığını bu sözlerle tarif ediyordu. Junior’lukla başlayıp bir sonraki aşamaya geçen ‘eleman’ neden gidiyor? Yetiştiği şirkette, bir bakışla baba ocağında kalmak yerine bir başka yere gitmenin sayısız anlamı var. Çok iyi yetiştirdiğimiz birisinin bizden daha gelişmiş ülkeler veya kurumlar tarafından ‘kapılması’nı taşra takımlarında kendini gösterip büyük takı
Yanki Yazgan
18 Ağu 20252 dakikada okunur
Kriz var, ruh sağlığı krizi…
Pandeminin sonuna vardığımızda tam rahat bir nefes alacakken, özellikle gençlerin okula ve çalışma hayatına dönmekte zorlandıklarını, eskisi gibi hissetmediklerini, eskiden de harika hissetmeseler de ruhsal olarak berbat durumda olduklarını daha çok duymaya başladık. Bir yandan, meseleye kuşkuyla yaklaşanlar ‘Herkeste bir psikolojik problem mi var? Abartılıyor mu, bir kazanç kapısı mı oldu, bu da nereden çıktı?’ sorularını getirirken, poliklinikler ve acil servislerden gelen
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Puanlar ziyan olmasın yeter
Eşit sorulara eşitsiz hazır oluş Okulların önemsiz, eğitimin gereksiz olduğu iddiaları üzerinden eğitimi tartışan sistem karşıtı görünüşlü söylemler olarak okurlarımızın da arasında olduğu çok kişiye sempatik geldi. Bu arada okul müfredatları bir yandan tıka basa bilgi ile doldurulurken, öğretmenler müfredat yetiştirme, öğrenciler soru cevabı ezberleme ile meşguldü. Muhalif söylemi seslendiren çok kişi ödev verilsin verilmesin ikilemine verdiği yeri ve emeği müfredatta bilims
Yanki Yazgan
18 Ağu 20254 dakikada okunur
Toplamı Parçalarından Büyük
Liderlik sadece bir özellikler toplamı değil bu özelliklerin ürettiği duruş ve davranıştır. O nedenle değişik araçlar ile saptayabileceğimiz aranan özellikleri taşıyan liderlerin arasından hangileri ömür boyu lider adayı kalıyor, hangileri kendilerine doğan fırsatlarla lider olacak davranışları gösteriyorlar? Liderlik ile ilgili önemli özelliklerin sıralanmasının istendiği bir LinkedIn-HBR anketinde empati, vizyon, cesaret gibi özellikleri herkes sıralamakta yarışıyor. Lider
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Greta kaynaştırma öğrencisi olsaydı
Son iki yazımda kendisinden söz ettiğim Greta Thunberg bir iklim aktivisti ve aynı zamanda gelişimsel sorunları nedeniyle Otizm Spektrum Bozukluğu/Asperger tipi (OSB olarak kısaltacağım) tanısı almış bir ergen. Önceki yazımı “Greta OSB tanısıyla Türkiye’de bir kaynaştırma öğrencisi olsaydı?” sorusuyla bitirmiştim. Bu soruya yanıt senaryolarını en iyi geliştirecek olanlar süreci bizzat yaşayanlar (anne-babalar, öğretmenler ve öğrenciler). Ben tanıklıklarıma ve genel bilgilere
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Hep Bana, Hep Bana
2019’da iklim krizini durdurma ve dünyayı kurtarma hareketinin sözcüsü konumuna gelen kişi otizm tanılı bir genç kız oldu. Otizm, empati kusurlarıyla tanımlanan bir gelişim bozukluğu. Empati önemli bir doğal sosyal refleks. Onbinlerce yıl içinde gelişen bu refleks içinde olunan bağlama göre kolayca “hep bana hep bana”cılığın biyolojik zemini haline de gelebilir. Günümüzde empatinin yönünü sadece kendimizden olana çevirdiğimiz bir dönemde isek, bu durumun kaynağı nelerdir? “E
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Ne başarı ne başarısızlık “Ayıp Değil”
Bu yazımda öğretmenlerle yaptığım bir söyleşiden alıntılar var. İzmir’deki doktoralı öğretmenlerin bir araya gelerek çıkarttıkları İzmir Akademi dergisinin bahar sayısı için yayın kurulu ile yaptığımız röportajdan bir alıntıyla ders yılının bitişini noktalayalım dedim. Sınav heyecanı kavramının bile farklılaştığı, başarının yarattığı sevincin başaramamanın yarattığı üzüntünün tam hissedilemediği garip bir zamanda bu hususlara değinen iki soruya verdiğim cevapları (konuşma dil
Yanki Yazgan
18 Ağu 20255 dakikada okunur
"Geleceğimizi Sattınız”
Otizm Spektrumundaki bir genç dünyayı iklim krizine uyandırıyor Greta Thunberg adı iklim krizinin varlığını bir biçimde yüzümüze çarpan kişi ve iklim krizinin “Kral çıplak” diyen çocuğu olarak şimdiden tarihteki yerini aldı gibi gözüküyor. Greta iklim krizine ilişkin kanıt isteyenlerin dikkatlice baktıklarında rahatlıkla görebilecekleri bilgileri ilk kez 8 yaşında bir çocukken duymuş. Bildiğimiz anlamdaki yeryüzünün sonunu getirebilecek bu krizin bilinip de bir şey yapılmam
Yanki Yazgan
18 Ağu 20253 dakikada okunur
Yankı Yazgan'ın Cumhuriyetin 100. Yılı Hakkında Röportajı
1.Cumhuriyetimizin 100. Yılına girerken dergimizin yeni sayısında istedik ki cumhuriyet temasına odaklanalım. Bu doğrultuda öncelikle cumhuriyetin sizin için ne ifade ettiğini sormak istiyoruz. Cumhuriyetin 100. yılı benim için çok farklı duygular ifade ediyor aslında. Çünkü ben cumhuriyetin 50. yılını çocukluğumda görmüş biriyim. O nedenle cumhuriyet, bana öncelikle zamanın geçtiğini ifade ediyor. Geçtiğimiz günlerde Fazıl Say’ın 100. yıl marşını dinledim. Bana 1973 yılınd
Yanki Yazgan
21 Tem 20255 dakikada okunur
Nerede O Eski Bayramlar
Medyascope’tan Işıl Öz’ün sorularına verdiğim cevaplardan (Haziran 2025) Geçmişin mutlu anlarını daha kolay hatırlıyoruz, o sırada o kadar mutlu hissetmiş olmasak bile. Bu ‘hatırlanan mutluluk’ ya da ‘hatırlama mutluluğu’ her zaman zihnimizin bir fonksiyonel yanlılığı nedeniyle olmayabilir. İçinde olunan yaşam diliminin, çağımızın, bizi ne kadar tatmin ettiği, geleceğe ilişkin hayal kurabilme kapasitemizin ne ölçüde çalıştığı (veya kısıtlandığı) geçmişimize dönüp anılarımızın
Yanki Yazgan
21 Tem 20254 dakikada okunur
“Ruhun en iyi ilacı sevmek ve sevilmek” (2007)
(Bu röportajı yapan Tansel Tüzel’i eşi -vakitsiz kaybettiğimiz- Hızır Tüzel aracılığıyla, Hızır’ı da -yine vakitsiz kaybettiğimiz- Duygu Asena aracılığıyla tanımıştım. Bu röportajı da 2007’de o zamanki THY dergisi için yapmış, sonra bana pek söylemek istemedikleri ve yazıya ilişkin olmayan bir nedenle yayınlamaktan vazgeçildiğini Tansel hanım biraz arada kalmışlık hissiyle bildirmişti. Eskiden kalma yazıları arşivden çıkartıp siteye yüklerken aklıma gelenler bunlar) Çocuk ve
Yanki Yazgan
21 Tem 20254 dakikada okunur
bottom of page