top of page
Yankı Yazgan
Umutsuzluk ve temkinsizlik insanı aşırı iyimser yapar mı?
“ Önünüzde iki tedavi seçeneği var; herhangi birisini seçtiğinizde yüzde elli olasılıkla iyileşeceksiniz; yüzde elli olasılıkla da ilaç yan etkilerine bağlı çok ciddi sıkıntılar yaşayabileceksiniz. Böyle bir tedaviyi kabul eder misiniz ?” Bu tür olasılıklardan giderek insanların karar verme mekanizmalarını araştıran Daniel Kahneman’ı (2002 Ekonomi Nobel ödülünü alan psikoloji profesörü, sonradan Hızlı ve Yavaş Düşünme kitabıyla tanındı) didik didik ettiğim her seferinde onun
Yanki Yazgan
6 Eyl 20173 dakikada okunur


Yanki Yazgan
17 Ağu 20170 dakikada okunur
Lider dediğin uzağı görür
HBR vb bloglarını takip edenler dikkat etmiştir ; arada bir açılan ‘lider nasıl olmalıdır ?’ tartışmasında uzak görüşlülük (geleceğe dönük düşünebilme, bugünün gelecekteki sonuçlarını hesap edebilme) önde gelen özelliklerden sayılıyor. Uzak görüşlülüğün parçası sayılan sabırlılık (demode !) hayal edilen ve uzakta görülen geleceği bekleyebilmek ise, beklemeye değer bir gelecek olduğuna inanmak iyimserlik olacak. Uzak görüşlülük , sabırlılık ve iyimserlik liderlerin edinm
Yanki Yazgan
16 Ağu 20172 dakikada okunur
Klişe gibi ama Gerçek ve Etkili: Duygusal Zekâ ile Liderlik
Birkaç yıl önceki PERYÖN toplantılarından birisindeki konferansım bitirmiş salondan çıkarken, birkaç dinleyicinin kendi aralarındaki konuşmasına kulak misafiri olmuştum: “YY’dan bu kadar klişe sözler beklemiyordum, beni hayal kırıklığına uğrattı.” Bu izlenimlerin pek de nadir ve bazen de haksız olmadığını söyleyebilirim; hayatımızda ciddi bir dönüşümün oluşmasını sağlayacak bir seminer ya da kitap, hatta bir söz ya da bir cümle arayışımız klişe lerle, bildik tanıdık sözlerle
Yanki Yazgan
11 Ağu 20173 dakikada okunur
İkna etmeye çalışıyorsa bilimsel değildir
“Bugün yap, yarın sat” dünyasında “hemen işe yaramayabilecek” işlerle uğraşan bilimin mantığını anlamak zor gelebilir: Bilimsel bilgi ve deneyim, uzunca pişen, herkesin bir tutam kattığı, kimsenin “sahibi” olmadığı ağır ağır oluşan bir yemek gibi Reklam ya da propaganda amaçlı yanıltıcı bilgi ve haberlere inananlara, yanlışlığı ya da yersizliği bir kısmımıza apaçık görünen iddialara (içtenlikle) kapılarak davrananlara hayret ediyoruz. Bu durumu eğitim eksikliği veya bilimden
Yanki Yazgan
10 Tem 20174 dakikada okunur
Bornova koleji gençliğim demektir, yaşlılığım da olsun....
( 2004’DE YAZILMIŞ BIR YAZI, 40’INCI MEZUNIYET YILI KUTLAMALARI SEBEBIYLE TEKRAR VE BIRKAÇ EKLEME/DÜZELTMEYLE BASIM) 1970/HAZIRLIK A’DA BANA VE BIR ÇOK ARKADAŞIMA KALEM TUTMAYI ÖĞRETEN MERHUM REŞAT EROĞLU’NA VE TUTTUĞUM KALEMLE TÜRKÇE YAZMAYI ÖĞRETEN PERIHAN CANER’E İZMIR KOLEJI (İK) YA DA BORNOVA ANADOLU LISESI (BAL)’DAKI YENIYETMELIK YILLARIMIZA ŞIMDIDEN (ORTA YAŞ VE ÖTESI, MESELÂ) DÖNÜP BAKTIĞIMIZDA NE HISSEDIYORUZ? ÇOCUKSU BIR SEVINÇ, BIR "MAVRA" YAPMA DÜRTÜSÜ, ŞIMDIDEN G
Yanki Yazgan
13 Haz 20175 dakikada okunur
Yaşadığının farkında olmak için iyi bak
Ankara’daki Fen Lisesi 1964’de öğrenime açılmış fen ve matematik ağırlıklı yatılı bir okuldu. Müfredatı benzeyen okullar 1980’lerde Türkiye’nin dört bir yanına yayıldıysa da, yetkililer işin gösterişinden ötesini düşünmedikleri için Ankara Fen Lisesi’nin laboratuvar altyapısını başka yerde kurmaya pek zahmet etmediler. Seksenli yıllarda kamu kaynakları okula mescit yapmak gibi faaliyetlere odaklanınca, Fen Lisesinin yıllar içinde eskiyip çürüyen laboratuvarları ve malzemeleri
Yanki Yazgan
31 May 20173 dakikada okunur
Otizm tanısı konduktan sonra nasıl bir süreç başlıyor? (6. Soru-Cevap)
Ailenin sağlık, eğitim, sosyal anlamda yapması gerekenler neler? Tedavide amaçlanan çocuğun yaşına uygun iletişim becerilerini geliştirmesini sağlamaktır. Bu amaçla sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik özel eğitim programları, dil ve iletişim terapileri olabildiğince erken dönemde başlatılmalı. Ailenin çocuğun iletişim tarzını kavramasına ve geliştirmesine yardımcı olacak eğitim ve destek sağlanmalı. Duyuların düzenlenmesine ve bedensel aktivite
Yanki Yazgan
26 May 20171 dakikada okunur
Çocuğunda otizm olduğundan kuşkulanan anne-babalar ilk olarak ne yapmalı? (5. Soru-Cevap)
Her çocuğun sosyal etkileşim ve iletişim becerileri aynı hızda ve aynı düzeyde gelişmeyebilir. Bu süreçte çocuğun mizacı, zihinsel ve fiziksel gelişimi, çevreden gelen sosyal uyaranların yoğunluğu ve uygunluğu gibi birçok etken rol oynar. Bu etkileşim sonucunda kimi çocuklar yaşıtlarının çoğundan “farklı” ya da “tuhaf” olarak nitelenen ilişki tarzları ya da ilgi alanlarına sahip olabilirler. Elbette her “farklı” ya da “tuhaf” olan otizmli değildir. Ancak çalışmalar ebeveynler
Yanki Yazgan
26 May 20171 dakikada okunur
Otizm riskini düşündürecek işaretler neler? (4. Soru-Cevap)
Gelişim basamaklarına dikkat… İnsan yavrusu iletişim kurma ve sosyalleşme becerisi ve ihtiyacı ile doğar. Yaşamın daha ilk günlerinde bebek ile dış dünya arasında başlayan ilişki sürekli gelişir ve çeşitlenir. Sağlıklı gelişmekte olan 3 aylık bir bebek insan yüzüne ve sesine ilgi gösterir. 6 aylık bebek keyiflendiğini ya da rahatsız olduğunu yüzü ve bedeni ile ifade edebilir. 8-9. aylarda baş-baş yapabilir, el çırpabilir, heceleri tekrar ederek sesler çıkarabilir. 1 yaşında a
Yanki Yazgan
25 May 20171 dakikada okunur
Otizmin artmasında çevresel faktörlerin rolü var mı? (3. Soru-Cevap)
Çevresel faktörlerin etkisi ise oldukça tartışmalı bir konu. Aşıların, besinlerdeki katkı maddelerinin etkisi üzerine çok söz söylenmekle birlikte böyle bir ilişkiyi gösteren bilimsel kanıt yok. ( http://www.yankiyazgan.com/8-soruda-otizm/ ) Çevre deyince akla gelen kimyasal maddeler arasında havada-suda bulunan toksinler, besinlere bulaşan böcek öldürücü gibi maddeler otizmden ziyade bilişsel gelişim kusurlarıyla ilişkilendirilmişse de, otizmde tanı ve tedavi için yol g
Yanki Yazgan
25 May 20171 dakikada okunur
Otizm giderek artıyor mu? (2. Soru-Cevap)
Otizmin görülme sıklığı son çalışmalarda % 0,2 -0,5 olarak bildirilmektedir. Klasik otizm tanısı almamakla birlikte otistik bozukluk belirtilerinden bazılarını taşıyan bireyler de otistik yelpaze içinde değerlendirildiğinde sıklık % 4’e yükselmektedir. Otistik bozukluk sıklığı cinsiyetler arasında da farklı dağılım gösterir. Erkek çocuklarda bu soruna kız çocuklarına göre 4-5 kat daha sık rastlanmaktadır. ( http://www.yankiyazgan.com/8-soruda-otizm/ ) Otizm tanısının ned
Yanki Yazgan
25 May 20171 dakikada okunur
Otizm Nedir? (Soru-Cevap)
Sosyal etkileşim, karşısındakini anlama ve kendini ifade etme ihtiyacı yaşamın erken dönemlerinden itibaren ilişkilerimizi şekillendirir. Otizm bu ihtiyacı karşılamak için gerekli sözel ve sözel olmayan becerilerin gelişiminde gecikme ya da sapma ile karakterizedir. Bu duruma sıklıkla kısıtlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı hareketler eşlik eder. Belirtiler tipik olarak yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkar. ( http://www.yankiyazgan.com/8-soruda-otizm/ ) Karşımızdakini dinlerken
Yanki Yazgan
21 May 20172 dakikada okunur
Kazanmak, başkasını geçmek için değil başarmak, iyi bir şey yapmak için çalışmak
Çocuğun gelişimini anne-baba başlatır, çocuk büyüdükçe toplum okul gibi kamusal kurumlar aracılığıyla katkı verip çocuğun gelişiminin hak ettiği noktaya erişebilmesi için gerekli olanakları sağlayarak sürdürür. Okul ders yapılan bir yerden ibaret değildir; bir toptan gelişim alanıdır. 2015’te yapılıp geçtiğimiz hafta içinde yayımlanan PISA değerlendirmelerine öğrencinin sosyal ve duygusal gelişimine ilişkin soruların eklenmiş olması, okulun sadece akademik değil duygusal, fi
Yanki Yazgan
7 May 20173 dakikada okunur
Nörobiyolojik yalan makinası
Yalan, kandırma, aldatmaca ve hile gündelik hayatın her noktasında mevcut. Kandırılmamak, aldatılmamak için kimin doğru, kimin yalan söylediğini beyin görüntülerine bakarak anlayabilir miyiz acaba? Yalan makinası sanıklara işkence ederek doğruyu söyletme yerine modern teknolojiden yararlanarak aynı hedefe ulaşmak için geliştirilmiş. Modern yalan makinalarında fonksiyonel MRI adlı görüntüleme tekniği ile bir zihinsel işlem sırasında beyindeki kan akımının değişimi saptanarak
Yanki Yazgan
26 Nis 20174 dakikada okunur
Otizmin göstergelerini anlamak kendimizi anlamaktır
Karşımızdakini dinlerken genellikle gözüne, hiç olmazsa yüzüne bakarız. Bir şeyi bize eliyle işaret ederek gösterdiğinde, nereyi işaret ettiğine bakar; gözleri başka bir yöne kaydığında neye baktığını anlamaya çalışırız. Suskunlaşırsa, neden suskun olduğu hakkında bir tahminde bulunmaya çalışır, bunu kendisine söyler, ya da dert ederiz. Karşımızdaki ile ilişki kurma ve sürdürmenin temel araçları olan bu tip becerileri nasıl öğrendiğimizi bile hatırlayamayız. İlişki kurma, baş
Yanki Yazgan
14 Nis 20174 dakikada okunur
bottom of page