top of page

Ziraat Bankası'nda iki seminer

Yazarın fotoğrafı: Yanki Yazgan
Yanki Yazgan
11 Mar 2006
1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 Şub

Konuşmacı olarak çağrıldığım yerlerde, öğrettiğimden fazlasını öğreniyorum desem abartı olmaz... Mart ayının ilk günü Ziraat Bankası'nın eğitim merkezindeydim. Konuşmalarımın içeriği bildikti; yazılarımda değindiğim konular: karar mekanizmaları, risk değerlendirme, beynimizin bütün bu süreçteki rolü... beyin ile düşünce arasındaki ilişkiye değindiğim konuşmalarda, bir de demirbaş konu var: pozitif düşünmek zorunda mıyız? Pozitif düşünme adı altında, negatif sayılan her türlü duygudan uzak durma çabasının faydasızlığını başka bir sefere anlatayım. Ama Ziraat B Eğitim Dairesinin yöneticileri (Gülfide hnm. ve Özlem hnm.) ile oturup konuştuğumuzda gördüğüm o ki, kişisel gelişim adı altında sunulan bir çok "reçete ürün" sadece bana anlamsız gelmiyormuş. Sevelim-sevilelim, pozitif diyelim pozitif olsun, insan isterse her şeyi yapar, tipi gaz verme esasına dayalı görünüşte psikolojik yaklaşımların psikolojiyi iş hayatından uzaklaştırıcı bir etkisi var. Bir çok kişi, "şöyle yaparsanız sizi daha çok severler", "insanları şöyle etkileyebilirsiniz" tipi reçetelerden artık istemiyor. Öğleden sonraki oturumda konuşma şansı bulduğum bir çok yönetici de, akıllarına hitap edilmesini istediklerini söylediler. Ziraat bankasını konulmaya gitmeden önce, belki biraz da önyargı ile, "fazla ankara" bulacağımı düşünmüştüm. Yanılmışım. Esnek düşünen, sorgulayan, anlamaya çalışan yüzlerce insanla tanıştım. Kişisel gelişime yönelik çalışmalara bakış açılarını kendime yakın buldum. Konuşmayı uzattıkça uzattım  :)

Son Yazılar

Hepsini Gör
FEELINGS RUN FASTER: A DISCUSSION WITH YANKI YAZGAN

İstanbul, hem sakinlerinde hem de ziyaretçilerinde güçlü duygular uyandıran bir şehir. Onu sevin ya da nefret edin, ondan kaçmak isteyin ya da onsuz yaşayamıyor olun, bir gerçek var: Bu şehir kimseyi

 
 
 
Sanayi313 Paper- Yankı Yazgan ile Röportaj

Hepimizin bu şehirde zamanında keşfettiği, belki kendine sakladığı ve gidip vakit geçirdiğinde iyi hissettiği yerler vardır; bir dükkân, bir yokuş, bir park… Sizin için İstanbul’un bu noktası neresi?

 
 
 

Yorumlar


bottom of page