“Yuvada Sulh, Yurtta Sulh!”*
Güncelleme tarihi: 28 Şub
“
AÇEV kurucuları, yöneticileri ve eğitimcileri bu sözleri ve deneyimleri bir değil, on değil, yüzlerce binlerce anne ve babadan duyuyordu. Söz kulaktan kulağa yayıldı, toplantılarda tartışıldı paylaşıldı. 11 Haziran’da İstanbul’da AÇEV’in ev sahipliğinde Yale ve diğer üniversitelerden bilim insanları, UNICEF mensupları ve erken çocukluk döneminin insan hayatının akışını belirleyici rolüne inanan ve araştıran hemen herkes bir araya geldiğinde evdeki barıştan toplumsal barışa bir yol olup olmadığı sorusunun ötesine geçip bu yol nerelerden geçer sorusunun yanıtını aramaya devam ettiler. Bu konferans için Prof. Dr Diane Sunar ile beraber kaleme aldığımız uzunca bir yazıda aynı soruyu sorduk: Erken çocukluk döneminde çocuğun ve onun bakımında rolü olan başta baba ve anne olmak üzere aile üyelerinin sosyal ve bilişsel gelişimine destek olan programların “barışçılaştırıcı” etkisi evden topluma yayılabilir mi? Barış ve erken çocukluk dönemi ilişkisine dair bilgileri Prof. Sunar ile ortaklaşa yazımızdan bolca alıntı (“
”) ile buraya aktaracağım. Yazının tam kopyasını AÇEV websitesinden yayımlanmasını bekliyoruz, oradan (
acev.org
) takip edebilirsiniz.
Çocukluk ve barış
“
”, ve bir ihtiyaç ise, bu ihtiyacı en çok hisseden “
”. Afganistan’da yapılan çalışmalar gündelik şiddetin yoğun biçimde hayatın her noktasına sızdığı ortamlarda bile aile içinde barışçılığı destekleyen, aile üyelerinin biribiriyle iyi geçinmesi için gereken iletişim becerilerini veren “erken çocukluk” programlarının yararını kanıtlıyor. Aileler “dış” dünyadaki felaketlere göz yumarak değil, birbirinin değerini ve önemini hissederek yurttaki savaş’ın ev ortamındaki sulh ortamına bulaşmasına bir anlamda engel olabiliyorlar. Bebeğin “
” gelmiş olması erken çocukluk dönemindeki iletişim ve ilişki kurma olanakları sağlanmasının bu “görev”i yerine getirmesine olanak verebilir. “
.” Ancak anne ve babaların bebekle ve çocukla bu ilişkiyi kurabilecek bir “ruh halinde” olmaları, buna elveren ve zemin sağlayan bir toplumsal ortamda yaşamaları nasıl mümkün olur?
Yoksulluk ne olacak peki?
Yoksulluk ve eşitsizlik gibi yapısal şiddet çeşitleri hayatları tutsak alırken, anne babalara iletişim ya da ilişki geliştirme yöntemlerinden söz etmek ilk bakışta kimilerine “naif” gelebilir. Oysa yoksulluğun, eşitsizliğin ya da (Afganistan örneğinde olduğu gibi üstüne üstlük) savaşın “
”. Yoksulluğun (daha önceki yazılarımda da bahsetmiş olduğum) çocuklardaki “
”ne sahip olan programları uygulayarak barışa giden yolun önündeki bir taşı daha kaldırmak mümkün olabilir. Barışa giden yolların çeşidini saymak beni aşar; ama belki kabaca iki sınıfa ayırabiliriz; birincisi, hep bilinen “yukarıdan aşağıya”, bildiğimiz siyaset ve diplomasi yöntemleriyle olan yol. Genellikle kapalı kapılar ardında, bireylerden ziyade sistem ve kurumların inisiyatifiyle ilerlenen bu yol zaten bolca kullanılıyor, başarı ve etkinlik oranı ortada. Eğer “aşağıdan-yukarıya” da bir yol var ise, bu yazıda sözünü ettiğim erken çocukluk döneminde anne-baba ile çocuk arasındaki ilişkiyi güçlendirerek gelişimi sağlamayı amaçlayan müdahaleler bu yolun araçlarından birisi olacaktır. Tek tek ya da küçük gruplar halinde bir araya gelinen aileler ile çalışarak barış inşa edilebilir mi?
ya dayanan, değişimi “her bir çocuktan, her bir aileden teker taker” başlatan bu zorlu yol barış inşasını sağlamasa da, çocuklara ve anne-babalarına evlerinde, yuvalarında barış sağlayabilir. Geçtiğimiz haftalarda AÇEV ekibinin koordinasyonunda Tokat’ta oluşmuş olan Kırsalda Erken Çocukluk Platformu çalışmalarındaki ebeveyn eğitim programının adından ödünç alırsak, “dere tepe” gidilecek bir “aşağıdan yukarı” yol uzun sürse bile hedefe daha erken varmaya olanak verebilir. Kaplumbağa ile Tavşan’ın öyküsünde kimin kazandığını unutmayın. Yeter ki, amaç belli, yol arkadaşları hevesli olsun. Ne demiş Pir Sultan, “bana yol değil yoldaş gerek”. Sanırım, barış isteyen herkesin yolunu kiminle yola çıktığı belirleyecektir Prof Diane Sunar ile yazdığımız monografın son paragrafını da özet yerine buraya alacağım: “
İ
.” Leckman, Panter-Brick ve Salah, 20
kitabından.
Yorumlar