Tanı Alma Arzusu
Güncelleme tarihi: 12 Şub
blogumu yerinme ve ağlama duvarı haline getirmeksizin dertlerimi dökebildim mi acaba? benim yanlışlar ya da eksiklerden ziyade yanlış anlama ya da çarpıtmalara bir takıntım olduğunu anlatabildim mi? yoksa, isteyen istediğini diyebilir, bir çok zaman haklıdır da... ama, örneğin, webde bir google'lama yaptığınızda çıkan not: "YY'ın da aralarında olduğu 8 doktora gittim, 8'incisi sonunda bipolar bozukluğu tanısı koydu" sözünün içerdiği doğru bilgi ve yanlış sonuca bakalım. özellikle bu kişinin bilmediği ya da gözden kaçırdığı ne? ergen yaşta bipolar bozukluğu tanısı koymaktan bilerek kaçınıldığı, bipolar tanısını her şey tam kesinleşmeden koymanın ne kadar sakıncalı olduğu... hayat boyu sürecek bir tedavi ile birkaç yıl içnde normalleşebilecek bir dalgalanmayı aynı kefeye koymak, yanlışlıkla veya abartılı biçimde hiperaktivite tanısı koymaya benzemez. ben ve benden sonraki drların uyguladığı tedavi bipolar bozuklukta olandan farksız olmuş; ancak hastalığın adını koymakta acele edilmemiş, yıllar geçip de hastalığın sebat ettiğini gören drun da problemi adlandırmaktan başka seçeneği kalmamış. ergenlik döneminde bipolar mı acaba denenlerin çoğunun genç erişkinlikte bildiğimiz depresyona dönüştüğünü düşünürsek, tedavi ilkeleri aynı kalarak yapılan bir uygulamada "tanı" ve "etiket"lere düşkünlüğün doktorlarla sınırlı kalmasının ruh sağlığı açısından en doğrusu olacağını görmek mümkün. tanılanma ve tanılanmama meselesini otizm ve dikkate skikliği açısından başka bir seferde ele alalım.
Yorumlar