top of page

Senli Benli Siyaset

Yazarın fotoğrafı: Yanki Yazgan
Yanki Yazgan
6 Tem 2007
1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 Şub

İbrahim Tatlıses’ten, bir önceki blog-notumda İbo diye söz etmeme şaşırmayın, bunu kabalık olsun, ya da olmayan bir samimiyete gönderme olsun, (siz “name dropping” diyordursunuz) diye söylemiyorum. Kendisini sunuş biçimi bu değil mi? Sadece o değil, Mehmet Ağar’ın afişlerindeki yazılar MEHMET Ağar şeklinde, "call me Mehmet" dercesine; ama, afişler ne derse desin, Ağar'ın birinci tekil şahıs ve ismen hitap edilmesi zor birisi olduğunu kabul edelim; belki “abi” demek, hitaplar içindeki en samimisi görülebilir. Sen ne derdin diyenler oluyor. Bana hiç bakmayın, ben, İbo bey, veya Mehmet abi bey ifadeleri ile laübalilik ile mesafelilik arasında bir orta yol bulurdum herhalde. Senli benli olmayı yakınlık ve içtenlik işareti görmek, içtenliğe hasret insanımızın temel ihtiyaçlar listesinde, birinci sırada. Hani Amerika'ya filan gittiğinde, tanımadığımız birisi asansörde günaydın dedi, diye çok sevindirik olanlarımız var ya... Adam yerine konduğunda, şaşırma, önce inanamama, sonra da bir çeşit saygınlık hissetme geliyor.

Son Yazılar

Hepsini Gör
FEELINGS RUN FASTER: A DISCUSSION WITH YANKI YAZGAN

İstanbul, hem sakinlerinde hem de ziyaretçilerinde güçlü duygular uyandıran bir şehir. Onu sevin ya da nefret edin, ondan kaçmak isteyin ya da onsuz yaşayamıyor olun, bir gerçek var: Bu şehir kimseyi

 
 
 
Sanayi313 Paper- Yankı Yazgan ile Röportaj

Hepimizin bu şehirde zamanında keşfettiği, belki kendine sakladığı ve gidip vakit geçirdiğinde iyi hissettiği yerler vardır; bir dükkân, bir yokuş, bir park… Sizin için İstanbul’un bu noktası neresi?

 
 
 

Yorumlar


bottom of page