Rekabet Adaleti
Güncelleme tarihi: 27 Şub
sbs ya da özel okullar gibi bazen adlarını bile karıştırdığımız sınavların kendisi bitip, sonuçları açıklandıkça, yakınımda uzağımdaki bir çok çocuğun, kendiminki dahil, hayatının şöyle bir dalgalandığını görmek garip hissettiriyor. bu tarz sınavlar için dersanelerin bile olmadığı bir zamandan kalma bir adam olarak, rekabetin boyutunu anlamam çok uzun zaman aldı. sınavların kazanılmasına ve kazanılan okullarda başarılı olunmasına dayalı bir tür "oligarşik" sistem olduğunu düşünmeye başlamamın sebebi ise, "başarılı" sayılan okullara ve ötesindeki meslek ve işlere doğru tırmanışın nüfusun küçük bir bölümüne sınırlı olduğunu görmem oldu. bildiğim, ama daha ziyade slogan düzeyinde bildiğim ve dolayısıyla tam kavrayamamış olduğum, bu gerçek, bugüne kadar sağladığımı düşündüğüm her türlü akademik ve mesleki başarının tadını kaçırdı. rekabet ya da yarışmadan ziyade eleyicilik ağırlıklı bir işleyişin içinde, başkalarını geride bırakarak değil, sistemin dışına iterek kazanmak hissi çok ağır gelebilir. bu paragrafın güncel bir anlamı var mı? çocuklarımın sınavlara giriyor ve bu sınavın (ve içinde yer aldığı eğitsel işleyişin) adaletsizliğinden bir biçimde yararlananlar tarafında yer alıyor olmalarının bende uyandırdığı çelişki.
Yorumlar