Öne Çıkmak...
Güncelleme tarihi: 12 Şub
kitapçıya gittiğimde babamın kitabının rafta nerede olduğuna bakarken ne kadar çok kitap olduğunu, arada kaybolup gitmenin ortada olmaktan çok daha kolay olduğunu bir anda farkettim. kendi kitaplarım için pek düşünmemiş olduğum bu durum, öne çıkanın ya da adı çok söylenenin "gerçek" sanıldığı dünyamızın özeti.
bir yandan da, kendi adım geçtiğinde "medyatik" diye dudak bükenlerin bir anlamda neye gıcık olduklarını, içi boş ama şişirilmiş sayısız öne çıkan ya da tutunandan birisi sanılmamam ya da sayılmamam için pek bir görünür sebep olmadığını düşündüm.
tabii, bu görüşü gazete köşesinden savuran birisine "önce kendine bak" dememek de zor:)
ağız dalaşı sevmesem de tartışmayı seven birisi olarak, başka bir laf yetiştirme biçimi arayıp bulmalıyım, böylesi durumlar için. ama bunlarla uğraşmayı da boş iş gören, kendi işime bakmayı tavsiye eden "iç sesime" kulak vermek en akıllıcası.
Yorumlar