top of page

Murat Belge'nin İzmir ziyareti 1982

Yazarın fotoğrafı: Yanki Yazgan
Yanki Yazgan
25 Mar 2007
1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 27 Şub

murat belge'nin biyografisi (tûba çandar) yayımlanıp, ben de hemen okuyunca aklıma yazacak çok fazla anı doluştu. murat belge'nin zarif fikir adamlığı yanını gazetedeki yazımda vurgulamıştım, benim için belirleyici bir yanı 1980ler boyunca dostluğu ile destek veren yanı olmuştur. evinde aile üyelerini bıktırıcı düzeyde devamlı bir misafir olduğumu biraz mahcup olarak hatırlamaktayım. ama muratın insanı yüreklendiren tarzı sonucu, misafirlikle yetinmeyip, yazı çizi hayatına fazlasıyla cesur (kendini bilmez de diyebilirsiniz) adımlar attım... biyografiye birkaç kişisel notu eklememin bir sakıncası var mıdır, yoktur herhalde: 1982 yılında, İzmir'de, 12 Eylül sonrası yılgınlık ortamında kendi küçük çevresini canlandırma gayretleri içerisinde olan entel bir tıp talebesiydim. Murat Belge'nin yazdığı çizdiği ile Birikim dergisinden aşinaydım. Tarihten Güncelliğe kitabının yayımının hemen sonrasında (galiba), MB'yi İzmir'de bir konferans için davet etmeye karar verdim; o zaman birlikte takıldığım biriki arkadaşımla, amerikan kültür merkezinin salonunu tuttuk. Bir de afiş hazırladım; bütün kantinlere... MB hiç nazlanmadan kabul etti, biraz şaşırarak da olsa... Telefonunu nasıl bulduğumu hatırlayamıyorum. Çiğli'deki havaalanında karşıladık, Karşıyaka'da Kilise Sokağı'ndaki "genç evi"nde, salondaki kanepede gecelettik. Ziyaretin şıklığı olarak, o sıra yeni açılmış olan Deniz Restoran'daki yemekti (parayı tabii ki babamdan almıştım). MB'nin "ben yazılı değil sözel adamım" kendini-tasvirini doğrulayan konferans dolu dolu geçti, hepimiz hayranlık duyguları içinde peşi sıra dolaştık durduk. O günden ve sonrasından tek bir resim yok. Garip... Net hatırladığım şeylerden birisi, MB'nin Deniz Restoran'da balık ciğeri yapıp yapmadıklarını sorması, sonra da ciğer gelince lokantaya tam not vermesi... ben de, bu "iyi balık lokantası" ölçütünü, sıkıştıkça, kullanıyorum yıllardır. bir de, Çanakkale'deki bizim entellektüel lokantasının adına ilişkin hikaye var, ama onu, ve ben bigada mecburi hizmetteyken çoluk çocuk yaptığı ziyareti başka bir bloga bırakayım.

Son Yazılar

Hepsini Gör
FEELINGS RUN FASTER: A DISCUSSION WITH YANKI YAZGAN

İstanbul, hem sakinlerinde hem de ziyaretçilerinde güçlü duygular uyandıran bir şehir. Onu sevin ya da nefret edin, ondan kaçmak isteyin ya da onsuz yaşayamıyor olun, bir gerçek var: Bu şehir kimseyi

 
 
 
Sanayi313 Paper- Yankı Yazgan ile Röportaj

Hepimizin bu şehirde zamanında keşfettiği, belki kendine sakladığı ve gidip vakit geçirdiğinde iyi hissettiği yerler vardır; bir dükkân, bir yokuş, bir park… Sizin için İstanbul’un bu noktası neresi?

 
 
 

Yorumlar


bottom of page