top of page

Hayal ile Proje

Yazarın fotoğrafı: Yanki Yazgan
Yanki Yazgan
12 Kas 2011
1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 Şub

'başkalaşım ise (değişimcilikten) şu farkla ayrılır: hiçbir reçete önermez; topyekun, ani ve sonunun nereye varacağının baştan bilinmediği bir başkalaşma hayal eder. Böyle olunca da, gerek siyasetçinin gerekse teklif sahibi aydının projesi olamaz; olsa olsa sanatçının hayali olabilir' (Jale Parla ile Remzi kitabevinin bülteninde yapılmış bir röportajdan, I Zileli). nedense burada çok iyi bir ifadesini bulan düşünce yıllar sonra tekrar karşılaştığım çok eski bir sevgili arkadaş gibi geldi. projesi olmak ile hayali olmak arasındaki farkları yıllar sonra hatırlamak içimi ısıttı. diğer yandan arada geçen yıllar 'hayal gerçekleştirme' ya da 'heyecan duyma' gibi naif sayılabilecek bohemce ruh durumlarını reklam ya da PR sektörünün sürekli ödünç almış olması bu duygumu aşındırıyor. bohemce demişken, genellikle küçümsenen, işe yaramazlık ya da 'entel serserilik' anlamına kullanılan bohem kelimesine Parla'nın yüklediği anlamı da alıntılayayım: 'kendini sanata (bilime de olabilir) adamış genç yeteneklere Balzac ve Murger'in yakıştırdığı sıfattır. onlar para, pul, statüye önem vermez, tek fikir halinde ideallerinin peşinde koşar, bu uğurda aç ve açıkta kalsalar da vazgeçmezler.' Bo-bo diye bilinen bohem burjuvalar için aynı şeyleri söyleyebilir miyiz? hayal'i düşünün; sonunda nereye varacağı belli olmayan, tekinsiz bir yoldan giderken ortaya çıkar. Bo-bo'ların rezervasyonsuz (ya da özel harcama ya da tasarruf kartlarının geçmediği) köfteciye bile gitmediğini düşünürseniz; belirsizliğe tahammül ölçütünü hayaleperest ile proje adamı arasındaki ayrım için kullanabilirsiniz.

Son Yazılar

Hepsini Gör
FEELINGS RUN FASTER: A DISCUSSION WITH YANKI YAZGAN

İstanbul, hem sakinlerinde hem de ziyaretçilerinde güçlü duygular uyandıran bir şehir. Onu sevin ya da nefret edin, ondan kaçmak isteyin ya da onsuz yaşayamıyor olun, bir gerçek var: Bu şehir kimseyi

 
 
 
Sanayi313 Paper- Yankı Yazgan ile Röportaj

Hepimizin bu şehirde zamanında keşfettiği, belki kendine sakladığı ve gidip vakit geçirdiğinde iyi hissettiği yerler vardır; bir dükkân, bir yokuş, bir park… Sizin için İstanbul’un bu noktası neresi?

 
 
 

Yorumlar


bottom of page