Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu: Sorular Yanıtlar

* DEHB nasıl teşhis edilir?

Sağlık ve eğitim alanında çalışan meslektaşların ya da ailenin kuşkulanması ve yönlendirmesi ile başlayan süreçte çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında uzmanlaşmış bir hekimin muayenesi ile tanı kesinleşir. Tanıyı kesinleştirmeye yönelik herhangi bir laboratuvar veya özgün bir tanı testi yoktur. Hekim gelişim dökümü yapmak için aile ve çocuk görüşmeleri yapar. Okul gözlemi, fizik ve nörolojik bulguları inceler; durumun DEHB dışındaki olası nedenlerini ayırt eder. Tanıya dönük görüşmede DEHB’nin yoğunluğunu ve başka eşlik eden sorunların varlığını davranış değerlendirme ölçekleri ile araştırır. Öğrenme ve muhakeme özelliklerini, genel zihinsel kapasitesini ortaya koyan başta zekâ testleri olmak üzere bazı bilişsel-psikolojik test sonuçlarından yararlanır. Ölçekler ve testler tanı koydurucu olmamakla birlikte problemin sayısallaştırılmasına ve değişimin izlenmesine yardımcı olur. Farklı kişilerden ve farklı ortamlarda alınan bilgiler çok değerlidir. Tıpkı bir otomobili değerlendirirken otomobilin yalnızca park yerinde nasıl durduğuna değil, aynı zamanda karda, çamurda, nasıl gittiğine bakmamız gibi.

* DEHB tedavi edilebilir mi?

Elbette edilebilir. Tedavinin başlıca hedefi çocuğun ve gencin doğal gelişimine imkân verecek bir düzen oluşmasını sağlamak… Kendini tutmasını, odaklanabilmesini, zahmetli durumlara katlanmasını sağlayacak konsantrasyonu tutturduğunda, zaten gelişmekte olan beyin ve zihin sistemlerinin DEHB’ yle ilgili nedenlerden negatif etkilenmesini engelleyebiliriz.

* Nasıl tedavi ediliyor?

Hiçbir çocuk sadece ilaçla veya sadece psikolojik yöntemlerle veya sadece okul yöntemleriyle tam bir rahatlığa ulaşmıyor. Çocuğun anlaşılmış hissedeceği ve kendini zaafları ve kusurlarıyla anlayabileceği psikolojik yaklaşımlar, ailenin çocukta davranış kontrolünü sağlayabilecek şekilde bir ev içi düzen oluşturması için eğitilmesi, okul ortamının çocuğun ihtiyacına uygun hale getirilmesi için okul öğretmeni ve psikolojik danışmanı ile işbirliği yapılması ilaç tedavisi alsa da almasa da temel yöntemler. Tanı alan çocukların en az yarısında bu adımlar durumu düzeltmek için yeterli olmuyor ve ilaç tedavisi gerekiyor. İlaç tedavisi özellikle davranış kontrolü ve dikkat/odaklanmayı etkin kılma için en etkili kısa vadeli tedavi. Özellikle yaş büyüdükçe yerleşmiş kalıpları değiştirmek, çocukla ilgili izlenimleri silmek ve çocuğun kendi alışkanlıklarını değiştirmek açısından bir kredi gibi. İlacın sağladığı “kredi” döneminde psikolojik ve eğitsel yaklaşımlarla gelişimin doğal akışı içinde kalması, DEHB’ye bağlı aksamaların önlenmesi yapılmalı.

* Hangi ilaçlar kullanılıyor?

Günümüzde dikkat ve konsantrasyon üzerine etkili olduğu kesin olarak bilinen ve DEHB tedavisi için ülkemizde ruhsatlandırılan iki ilaç grubu var: ‘Uyarıcılar/psikostimülanlar’ ve ‘noradrenerjik’ etkili ilaçlar. İlaçlar daha ziyade dikkati, dikkat süresini uzatmak, aynı anda birden çok konuyla ilgilenebilme kapasitesini artırmak, bekleyebilmek ve sabredebilmekle ilgili sistemleri destekliyorlar.

* İlaçlar hangi mekanizmayla etki ediyor?
Beynin kontrol, planlama, organizasyonla sorumlu ön bölgelerinin de kullandığı bir iletici kimyasal olan dopaminin beyindeki kullanımını daha verimli kılacak geçici süreli bir etki. Dopamin salınımı özellikle bir davranışı daha çok ve daha uzun süreli yapmamızı sağlar. DEHB’li bireylerde dopaminin bu etkisi özellikle hemen sonuç ve keyif vermeyen durumlarda hızla silikleşiyor. Okuma-yazma gibi efor gerektiren akademik aktivitelerde, sıkıcı durumlara tahammül gibi kendini kontrol gerektiren gündelik ilişki ve olaylarda beyindeki motivasyon sistemleri bir bakıma çabuk yoruluyor.  DEHB’de beyin görüntüsü ve elektrofizyoloji çalışmalarında görülen kolayca yoruluvermiş, yarı uykulu bir beyin.

* İlaç tedavisinin ne gibi riskleri var?

Her ilaçta olduğu gibi araştırılmış ve belirlenmiş riskler, yan etkiler var. Hekim de en düşük riski bularak, hastasının iyileşmesine destek olmak üzere eğitilmiş bir kişi. Risk nasıl yönetilir? İlacın gerekli olduğuna kanaatin oluşturulması sonrasında ailenin ve çocuğun sorunu ve tedavinin ilkelerini, risklerini ve bu riskleri azaltıcı yöntemleri anladığı bir başlangıç. Çok yakından iletişim ve durumun gerektirdiği sıklıkta temas. Bu biçimde yürütülen tedavilerden zarar görme ihtimali oldukça düşük. Unutmayın, tedaviler bazen yıllarca sürüyor, ve başta kaygılı titiz aileler de zaman içinde sıkılarak hekim temasını aksatabiliyor, meseleyi sadece ilacın alındığı bir durum olarak görebiliyorlar. Oysa DEHB tedavisi sadece bir reçete ile yürütülmez. Çocuğun içinde olduğu ve geliştiği okul, aile ve arkadaş ortamındaki varlığını en iyi biçimde ortaya koymasını sağlayacak tıbbi, psikolojik ve eğitsel araçların ihtiyaca uygun bir bileşimi ile ilerler. Elbette “Aman ilaçlar dikkate çok iyi geliyor, herkes alsın” denemez. Aksine bu ilaçlar herkes kendi istediği gibi kullanmasın diye özel kontrollü reçetelerle satılıyor. Türkiye’de tedaviyi yürütmekle yetkili çocuk psikiyatrlarının büyük bölümü ilaç konusunda çok titiz. Gereksiz tedaviden mümkün olduğunca kaçınarak, ancak tedavi gerekliliği olduğunda bunu en etkin bir şekilde yaparak çalışıyorlar.

* İlaç, rahatsızlığı ortadan kaldırıyor mu?

Hayır, ilaç tedavisiyle ilgili eksiklerden birisi etkilerinin geçici olması. Tedavi rahatsızlığı ortadan kaldırmıyor. Kırık bir kola alçı taktığınızda, kırığın kendisi ile ilgili herhangi bir değişiklik yapmıyorsunuz. Ancak kemiğin doğru iyileşmesi için bir tür çerçeve, kılavuz oluşturuyorsunuz. Aslında problemin hele hafif tiplerinin ortadan kaldırılmasına gerek de görmem, durumun kontrolü yeterli. İlaç tedavisini çocuğun gelişimiyle ilgili hamleleri yapabilmesi için ona bir soluk aldırmak gibi düşünebiliriz.

* İlaç kesildiğinde kişi kaldığı yerden mi devam ediyor?

Hayır. İlaçlar birkaç yıllık bir sürece yayılabiliyor. Ve bu süreç içinde diyelim kendinizi kontrol beceriniz kaldığınız yerde olsa bile aldığınız, kazandığınız her şey sizinle kalıyor. Çocuğun kendisini kontrol etmesine yardımcı olan bir araç, sistemden çektikten sonra kazandıklarınızı kaybetmediğiniz bir araç…

Ailelere neler tavsiye edersiniz?

Çocuğun sıkıntılarını anlamaya çalışın. Yaptıklarının onun bilinçli tercihi olmadığını, kendisini kontrol edemediğini akılda tutun. Evet, bilerek yapıyor, yaptığının farkında ama amaçlayarak, niyetlenerek yapmıyor. Kitaplara, internette ciddi kaynaklara başvurun. Çocuklarınıza ihtiyacı olan düzeni, sınırları, yaşamın çerçevesini çizmekte yardımcı olun.

* DEHB’nin ilaç tekellerinin buluşu olduğuna dair bir görüş var. Ne dersiniz?

DEHB’li bir çocukla bir okulda, ya da ailesiyle birlikteyken bir parça zaman geçirmiş birisi bu sözlerin son derece temelsiz, sorumsuzca söylenmiş olduğunu hemen fark edebilir. Okula gidip kapasitesi iyi, kalbi temiz ama kendini kontrol edemediği için arkadaşlarına zarar verici davranışlarda bulunan, bu sebeple dışlanan, mutsuz olan, aklı erdiği halde derslerini iyi dinleyemeyen, öğrenemeyen çocukları gördüğünüzde, bu iddiaları ortaya atanlara hayret ve esef ediyorsunuz. DEHB tedavisinin ilaç firmaları için önemli bir kazanç olması bir gerçek. DEHB’nin çocukların ve gençlerin ruhsal gelişimini engelleyen, hayata konsantre olmasını önleyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olması da bir gerçek. Ama gerçeğin bilim dışı ölçütlerle belirlenmeye çalışıldığı bir çağda bu tür iddiaların insanlara inandırıcı gelmesine şaşırmamalıyız.

İlaca alternatif olduğu söylenen yöntemler konusunda ne düşünüyorsunuz?

Aileler yeter ki ilaç kullanmayalım düşüncesinin etkisiyle, etkinliği deneysel düzeyde, yararları son derece sınırlı ve kanıtlanmamış yöntemlere kayabiliyorlar. Bir çocuğa birçok şey iyi gelebilir. Ama bir insana iyi gelen her şey bir tedavi olarak görülemez. Bu nedenle bir psikiyatrın tedavi önerisinde şu anda standart ilaç tedavileri, çocukla, aileyle ve okulla yürütülen psikolojik ve eğitsel müdahaleler dışında bir yöntem bulunmuyor. Buna pek ihtiyaç da kalmıyor.

(Posta gazetesinden Özgür Gökmen Çelenk’in sorularına yanıtlar)